29 Nisan 2026 Çarşamba
Haber

AB Komisyonu'ndan Von der Leyen'in "Türkiye" Sözlerine Açıklama: "Etkisini Göz Ardı Etmiyoruz"

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Başkan Ursula von der Leyen'in Avrupa'nın Rusya, Çin ve Türkiye'nin etkisine bırakılmaması gerektiği yönündeki ifadelerine açıklık getirdi. Komisyon, Türkiye'nin aday ülke statüsüne dikkat çekerek bölgesindeki sorumluluğuna ve diplomatik ağırlığına vurgu yaptı.

Paylaş:
AB Komisyonu'ndan Von der Leyen'in "Türkiye" Sözlerine Açıklama: "Etkisini Göz Ardı Etmiyoruz"

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Başkan Ursula von der Leyen'in Avrupa'nın Rusya, Çin ve Türkiye'nin etkisine bırakılmaması gerektiği yönündeki ifadelerine açıklık getirdi. Komisyon, Türkiye'nin aday ülke statüsüne dikkat çekerek bölgesindeki sorumluluğuna ve diplomatik ağırlığına vurgu yaptı.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in yaptığı bir konuşmada, Avrupa'nın geleceğinin "Rus, Çin veya Türk etkisine bırakılamayacağı" şeklindeki sözleri Brüksel'de gündem konusu oldu. Türkiye'nin, AB'nin stratejik rakipleri olarak konumlandırdığı Rusya ve Çin ile aynı cümlede telaffuz edilmesi üzerine Komisyon'dan konuya ilişkin yeni bir değerlendirme geldi.

Brüksel'de düzenlenen olağan basın toplantısında, von der Leyen'in bu ifadeleri ve aday ülke statüsündeki Türkiye'nin konumuna ilişkin sorular yanıtlandı.

AB Komisyonu, yapılan açıklamada Türkiye'nin Avrupa için taşıdığı öneme ve diplomatik konumuna dikkat çekti. Komisyon tarafından konuya ilişkin yapılan değerlendirmede, "Türkiye, aday ülke olarak bulunduğu bölgede ek bir sorumluluğa sahip ve etkisini göz ardı etmiyoruz." ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, Avrupa kıtasının çevresindeki jeopolitik dinamiklerin altı çizilirken, Türkiye'nin bulunduğu coğrafyadaki stratejik ağırlığının ve bölgesel krizlerdeki rolünün farkında olunduğu mesajı verildi. Von der Leyen'in sözlerinin, Avrupa'nın kendi stratejik otonomisini ve karar alma süreçlerini dış müdahalelerden koruma hedefine yönelik genel bir vurgu olduğu, Türkiye'nin ise bölgedeki gücünün ve adaylık statüsünün getirdiği sorumlulukların Brüksel yönetimi tarafından bilindiği ifade edildi.