ABD Federal Temyiz Mahkemesi, Trump döneminde uygulamaya konulan ve daha sonra hukuka aykırı bulunan gümrük vergilerinin iadesini durdurmak isteyen hükümetin talebini geri çevirdi. Karar, ithalatçı firmalar için milyarlarca dolarlık geri ödemenin önünü açıyor.
Washington'da görev yapan ABD Federal Temyiz Mahkemesi, Donald Trump yönetimi sırasında "ulusal güvenlik" gerekçesiyle çelik ve alüminyum türevlerine getirilen ek gümrük vergileriyle ilgili kritik bir karara imza attı. Mahkeme, ABD hükümetinin, daha önce alt mahkeme tarafından yasa dışı olduğuna hükmedilen vergilerin iadesini erteleme (yürütmeyi durdurma) talebini reddetti.
Hukuki Süreç ve Hükümetin Talebi
Dava süreci, Trump yönetiminin 1962 tarihli Ticaret Genişletme Yasası'nın 232. Bölümü (Section 232) kapsamında çelik ve alüminyum türevlerine getirdiği ek vergilerin, ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi (CIT) tarafından usul yönünden hatalı ve zaman aşımına uğramış bulunmasıyla hız kazanmıştı.
Alt mahkemenin vergileri iptal etmesi ve toplanan tutarların faiziyle birlikte iadesine karar vermesinin ardından, ABD Adalet Bakanlığı sürece itiraz etmişti. Hükümet avukatları, iade sürecinin başlatılmasının "telafisi mümkün olmayan zararlar doğurabileceğini" savunarak, temyiz süreci tamamlanana kadar ödemelerin durdurulmasını talep etmişti. Ancak Federal Temyiz Mahkemesi, hükümetin sunduğu gerekçeleri yetersiz bularak bu talebi kesin bir dille reddetti.
İthalatçılar İçin Kritik Eşik
Mahkemenin bu kararı, söz konusu dönemde yüksek gümrük tarifelerine maruz kalan çok sayıda Amerikalı ithalatçı ve uluslararası tedarikçi için büyük önem taşıyor. Karar, firmaların haksız yere ödedikleri vergileri geri alabilmeleri için yasal engellerden birini daha ortadan kaldırmış oldu.
Hukuk uzmanları, hükümetin bu aşamadan sonra Yüksek Mahkeme'ye başvurabileceğini belirtse de, Temyiz Mahkemesi'nin "erteleme" talebini reddetmesinin, iade sürecinin başlaması yönündeki baskıyı artırdığına dikkat çekiyor.
"Ulusal Güvenlik" Tartışması
2018 yılında başlayan ve Trump yönetiminin ticaret politikasının merkezinde yer alan Section 232 uygulamaları, ABD'nin ticaret ortakları tarafından sert bir dille eleştirilmişti. Mahkemelerin, başkanın gümrük vergisi belirleme yetkisinin sınırlarını, özellikle usul ve zamanlama açısından denetlemesi, Amerikan ticaret hukuku açısından emsal teşkil ediyor.
Son karar ile birlikte, yürütme organının "ulusal güvenlik" gerekçesiyle aldığı ekonomik kararların, belirlenen yasal süreler ve prosedürler dışına çıkması durumunda yargı tarafından frenlenebileceği bir kez daha teyit edilmiş oldu. Hükümetin iade sürecini nasıl yöneteceği ve toplam iade miktarının bütçeye etkisi önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.