Trump yönetiminden yetkililerin Kongre personeline verdikleri kapalı oturum brifinginde, istihbarat verilerinin İran'ın ABD'ye yönelik "önleyici bir saldırı" hazırlığında olduğuna işaret etmediğini aktardıkları öne sürüldü.
ABD'de Trump yönetimi yetkililerinin, Kongre personeline yönelik düzenledikleri özel brifingde, İran ile yaşanan gerilime dair mevcut istihbarat değerlendirmelerini paylaştığı bildirildi. Konuya yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre, brifing sırasında yetkililer, Tahran yönetiminin ABD'ye karşı doğrudan ve "önleyici bir saldırı" (preemptive attack) gerçekleştireceğine dair herhangi bir istihbarat verisi bulunmadığını ifade etti.
"Genel Tehdit" Vurgusu
Brifingde aktarılan bilgilere göre, ABD'li yetkililer İran'ın "anlık bir saldırı" hazırlığından ziyade, bölgedeki füze kapasitesi ve vekil güçleri aracılığıyla "daha genel ve süregelen bir tehdit" oluşturduğunu vurguladı. Yetkililerin, İran'ın askeri varlığının ABD ve bölgedeki müttefikleri için "ciddi bir tehdit" olmaya devam ettiğinin altını çizdiği, ancak mevcut verilerin yakın vadeli bir önleyici saldırıyı işaret etmediğini belirttikleri kaydedildi.
28 Şubat Açıklamasıyla Çelişki İddiası
Söz konusu brifingdeki bu değerlendirmeler, yönetim kanadından daha önce yapılan açıklamalarla dikkat çekici bir tezat oluşturdu. İsmi açıklanmayan Trump yönetimi yetkilileri, 28 Şubat tarihinde yaptıkları açıklamada, İran'ın "öncü bir saldırı başlatabileceğine ilişkin işaretlerin bulunduğunu" savunmuştu. Kongre personeline verilen son brifingdeki "önleyici saldırı beklenmiyor" söylemi, bu önceki iddialarla çelişen bir tablo ortaya koydu.
ABD-İsrail Operasyonları ve Bölgesel Gerilim
Brifingde ayrıca, yetkililerin ABD ve İsrail tarafından İran'a yönelik gerçekleştirilen son saldırıların ardından Tahran yönetiminin olası siyasi veya askeri akıbetine ilişkin herhangi bir değerlendirmede bulunmadığı öğrenildi.
Bilindiği üzere, Washington ve Tahran arasındaki müzakere süreçleri devam ederken, 28 Şubat'ta İsrail ve ABD güçleri İran'a yönelik ortak bir askeri harekat başlatmıştı. Bu operasyonlara karşılık olarak İran; İsrail topraklarının yanı sıra Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn gibi ABD üslerinin bulunduğu bölge ülkelerindeki hedeflere misilleme saldırıları düzenlemişti.
Bölgedeki çatışmaların bilançosu ağırlaşırken, İran Kızılayı son bombardımanlarda 555 kişinin hayatını kaybettiğini ve 700'den fazla kişinin yaralandığını duyurmuştu. Saldırılarda İranlı üst düzey yetkililerin de hedef alındığı bildirilmişti.