İran'ın Körfez ülkelerindeki Amerikan askeri tesislerine yönelik son saldırılarının ardından, ABD üslerinin İsrail'in güneyindeki Necef Çölü'ne nakledilmesi seçeneği Washington ve Tel Aviv hattında masaya yatırıldı.
Orta Doğu'daki Amerikan askeri varlığının geleceği, bölgede tırmanan güvenlik krizinin ardından yeniden şekilleniyor. Körfez ülkelerindeki ABD üslerine yönelik gerçekleştirilen İran saldırıları, Washington ve Tel Aviv yönetimlerini stratejik bir plan üzerinde çalışmaya sevk etti. İsrail kabinesinde yapılan görüşmelerde, bölgedeki Amerikan askeri üslerinin İsrail'in güneyinde yer alan Necef Çölü'ne taşınması olasılığı ele alındı. Siyasi kaynaklar, söz konusu taşınma ihtimaline olumlu yaklaşıldığını ve konunun üst düzey Amerikalı yetkililerle müzakere edilmeye başlandığını belirtirken, henüz nihai bir karara varılmadığını ve görüşmelerin sürdüğünü ifade ediyor.
Hâlihazırda ABD'nin, İran'ın füze menzili içerisinde kalan Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar gibi Körfez ülkelerinde önemli askeri üsleri bulunuyor. Saldırıların ardından gündeme gelen bu yeni plan, Washington'ın bölgedeki askeri konuşlanmasını daha güvenli bir alana çekme arayışını yansıtıyor.
Necef Çölü Planının Avantajları ve Riskleri
İsrail hükümeti ve askeri uzmanlar, Amerikan üslerinin Necef Çölü'ne taşınmasının ABD açısından birçok avantaj sağlayacağı görüşünde birleşiyor. Bu avantajlar arasında Orta Doğu'daki ana operasyon sahalarına coğrafi yakınlık, gelişmiş teknolojik altyapı, güçlü hava savunma sistemleri ile iki ülke arasındaki yakın güvenlik ve istihbarat işbirliği öne çıkıyor.
Ancak bu stratejik hamle, beraberinde ciddi riskleri de barındırıyor. İsrail topraklarında kalıcı ve kapsamlı bir Amerikan askeri üssünün kurulması, özellikle ABD ile doğrudan yaşanacak bir gerilim durumunda, İsrail'i İran ve bölgesel müttefikleri için daha büyük ve öncelikli bir hedef haline getirebilir.
Ayrıca bu durumun, İsrail'in askeri hareket serbestisini ne ölçüde sınırlayabileceği de tartışma konuları arasında yer alıyor. Amerikan kuvvetlerinin İsrail topraklarında konuşlanması, Washington'ın Tel Aviv'e yönelik güvenlik taahhütlerini pekiştirecek olsa da gelecekte İsrail üzerinde baskı oluşturabilir. Washington, kendi askerlerinin güvenliğini tehlikeye atabilecek tek taraflı askeri adımlardan kaçınması konusunda Tel Aviv üzerinde daha fazla denetim kurmak isteyebilir.
Bölgede Karşılıklı Saldırılar Tırmanmıştı
Üslerin taşınması tartışması, ABD ile İran arasında son dönemde yaşanan askeri gerilimin ardından hız kazandı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemileri hedef alan eylemlerine misilleme olarak bölgedeki 80'den fazla İran hedefini vurduğunu açıklamıştı.
Bu operasyona yanıt veren İran Devrim Muhafızları Ordusu ise ABD'nin Bahreyn ve Kuveyt'te konuşlu bulunan 85 askeri tesisini insansız hava araçları (İHA) ve füzelerle hedef almıştı. Yaşanan bu büyük ölçekli çatışma dalgası, Körfez'deki Amerikan varlığının güvenliğini ciddi şekilde sorgulanır hale getirdi.