ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının sadece ilk 36 saatinde 3 binden fazla hassas güdümlü mühimmat tüketmesi, Pentagon’un tedarik zincirindeki kırılganlığı ve nadir toprak elementlerinde Çin’e olan kritik bağımlılığı yeniden gündeme taşıdı.
ABD ve İsrail ordularının İran’daki askeri hedeflere yönelik gerçekleştirdiği geniş çaplı hava ve füze saldırıları, askeri strateji uzmanları arasında yeni bir tartışma başlattı. Operasyonun henüz ilk 36 saatlik diliminde 3 binden fazla hassas güdümlü mühimmat (PGM) ve füze savunma önleyicisinin kullanılması, ABD savunma sanayisinin üretim kapasitesini ve stratejik stokların sürdürülebilirliğini sorgulatıyor.
Stokların Yenilenmesi Yıllar Alabilir
Askeri analistler, kullanılan mühimmatın hacminin, ABD savunma sanayisinin mevcut üretim hızının çok üzerinde olduğuna dikkat çekiyor. Operasyonda sarf edilen yüksek teknolojili füzelerin ve güdümlü kitlerin yerine yenilerinin konulmasının, mevcut üretim bantlarının kapasitesi göz önüne alındığında aylar, hatta bazı kalemlerde yıllar sürebileceği belirtiliyor.
Pentagon’un "tam zamanında üretim" (just-in-time) lojistik modelinin, yüksek yoğunluklu ve uzun süreli çatışmalar için yetersiz kaldığı eleştirileri artarken, stokların bu denli hızlı erimesi, olası başka cephelerdeki hazırlık seviyesini de tehdit ediyor. Özellikle JDAM (Müşterek Doğrudan Taarruz Mühimmatı) kitleri ve seyir füzelerindeki hızlı tüketim, üretim hatlarının genişletilmesi gerekliliğini ortaya koyuyor.
Kritik Hammadde: Nadir Toprak Elementleri
Mühimmat krizinin perde arkasında yatan en büyük yapısal sorunlardan biri ise hammadde tedariki. Hassas güdümlü füzelerin, lazer sistemlerinin, radarların ve gelişmiş aviyoniklerin üretiminde hayati öneme sahip olan nadir toprak elementleri (NTE), tedarik zincirinin en zayıf halkası olarak görülüyor.
ABD savunma sanayisinin, bu elementlerin işlenmesi ve tedariki konusunda büyük oranda Çin’e bağımlı olması, stratejik bir güvenlik açığı olarak değerlendiriliyor. F-35 savaş uçaklarından Tomahawk füzelerine kadar pek çok kritik platformun motor mıknatısları ve güdüm sistemleri için gerekli olan neodimyum ve disprosyum gibi elementlerin küresel pazarında Çin’in hakimiyeti sürüyor.
Tedarik Zincirinde "Çin Kilidi"
Uzmanlar, ABD'nin mühimmat stoklarını yenileme çabasının, paradoksal bir şekilde jeopolitik rakibi Çin ile olan ticari ilişkilere bağlı olduğuna işaret ediyor. Washington yönetiminin yerli nadir toprak elementi madenciliğini ve işlemeyi teşvik eden yasalarına rağmen, ham cevherin nihai ürüne dönüştürülmesi kapasitesinde Çin halen tekel konumunu koruyor.
Olası bir diplomatik krizde veya ticaret savaşında Pekin yönetiminin nadir toprak elementi ihracatını kısıtlaması durumunda, ABD'nin askeri üretim kapasitesinin ciddi sekteye uğrayabileceği belirtiliyor. İran operasyonunda harcanan mühimmatın yerine konulması sürecinin, bu bağımlılık nedeniyle beklenenden daha maliyetli ve yavaş ilerleyebileceği öngörülüyor.
ABD Kongresi ve Savunma Bakanlığı yetkililerinin, mühimmat üretimini artırmak ve tedarik zincirini çeşitlendirmek için savunma bütçesinde yeni düzenlemeler üzerinde çalıştığı, ancak kısa vadede çözümün zor olduğu ifade ediliyor.