28 Nisan 2026 Salı
Haber

Almanya Başbakanı Merz: ABD'nin Küba'ya Yönelik Olası Bir Müdahalesinin Haklı Gerekçesi Yok

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Amerika Birleşik Devletleri'nin Küba'ya yönelik herhangi bir doğrudan müdahalesini haklı çıkaracak somut bir neden bulunmadığını belirterek, gerilimin diplomatik yollarla ele alınması gerektiğine işaret etti.

Paylaş:
Almanya Başbakanı Merz: ABD'nin Küba'ya Yönelik Olası Bir Müdahalesinin Haklı Gerekçesi Yok

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Amerika Birleşik Devletleri'nin Küba'ya yönelik herhangi bir doğrudan müdahalesini haklı çıkaracak somut bir neden bulunmadığını belirterek, gerilimin diplomatik yollarla ele alınması gerektiğine işaret etti.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Amerika Birleşik Devletleri ile Küba arasında uluslararası kamuoyunun gündeminde olan gerilime ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Merz, Washington yönetiminin Havana'ya yönelik olası bir müdahale senaryosunu değerlendirirken, böyle bir adımın uluslararası alanda kabul edilebilir bir dayanağı olmadığını vurguladı.

Berlin'de gündeme ilişkin değerlendirmeler yapan Başbakan Merz, bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini ifade etti. ABD'nin olası adımlarına dair yöneltilen sorular üzerine Merz, "Şu anki tabloya baktığımızda, ABD'nin Küba'ya müdahale etmesi için görünür hiçbir gerekçe bulunmuyor," ifadelerini kullandı.

Almanya'nın uluslararası hukuk ve diplomatik çözüm yollarına olan mutlak bağlılığını yineleyen Merz, krizlerin tırmandırılmasından kaçınılması gerektiğinin altını çizdi. Washington ve Havana arasındaki anlaşmazlıkların yalnızca diyalog kanallarıyla çözülebileceğini belirten Merz, tek taraflı müdahalelerin ve güç gösterilerinin bölgesel istikrara ciddi zararlar verebileceği uyarısında bulundu.

Alman hükümeti, Karayipler'deki son gelişmeler karşısında itidalli bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini savunurken, uluslararası müttefikler ve Avrupa kurumlarıyla iletişim halinde durumun değerlendirildiğini bildirdi. Başbakan Merz'in bu çıkışı, Avrupa Birliği içerisindeki genel diplomatik çözüm beklentisini de yansıtan bir adım olarak kaydedildi.