Almanya’da eyalet yüksek mahkemesi, sosyal medyada İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını Nazi rejimiyle kıyaslayan ve gamalı haç görselleri paylaşan bir kişinin beraatine karar verdi.
Almanya'da Rheinland-Pfalz Eyalet Yüksek Mahkemesi (OLG Zweibrücken), ifade özgürlüğü ve ceza hukuku sınırları açısından emsal niteliğinde bir karara imza attı. Mahkeme, sosyal medya üzerinden İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını Nazi rejiminin yöntemleriyle kıyaslayan ve paylaşımlarında gamalı haç görsellerine yer veren sanık hakkında beraat kararı verdi.
Dava konusu olayda, kimliği açıklanmayan bir sosyal medya kullanıcısı, 2023 ve 2024 yıllarında İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını eleştiren iki farklı paylaşım yaptı. İlk paylaşımda, Gazze saldırılarını Nazi Almanyası'nın yöntemleriyle karşılaştıran bir tablo ile İsrail bayrağı ile Nazi partisi NSDAP bayrağının birleştirildiği bir görsel kullanıldı. İkinci paylaşımda ise ortasında gamalı haç bulunan bir Davut Yıldızı görseline yer verilerek "Free Palestine" (Filistin'e Özgürlük) ve "Gaza Under Attack" (Gazze Saldırı Altında) etiketleri kullanıldı.
Daha önce davayı inceleyen Ludwigshafen Asliye Mahkemesi, sanığı "anayasa karşıtı örgütlerin sembollerini kullanmak" suçundan suçlu bularak toplam 2 bin 400 avro para cezasına çarptırmıştı. Sanığın karara itiraz etmesi üzerine dosya eyalet yüksek mahkemesine taşındı.
Davayı karara bağlayan Rheinland-Pfalz Eyalet Yüksek Mahkemesi, Ludwigshafen Asliye Mahkemesinin ceza kararını iptal ederek sanığın her iki suçlamadan da beraatine hükmetti. Yüksek mahkeme, söz konusu sembollerin Nazi ideolojisini övmek veya yaymak amacıyla değil, tam aksine Nazi suçlarını kınayan bir bağlamda ve İsrail hükümetine yönelik sert bir siyasi eleştiri olarak kullanıldığını saptadı.
Mahkeme heyeti gerekçeli kararında, Alman Ceza Kanunu'nun anayasa karşıtı sembollerin kullanımını yasaklayan 86a maddesinin, ifade özgürlüğü sınırları göz önünde bulundurularak dar yorumlanması gerektiğini vurguladı. Kararda, bir yasaklı sembolün Nazi ideolojisini açıkça eleştirmek, reddetmek veya ona karşı duruş sergilemek amacıyla kullanılması durumunda suç unsurunun oluşmayacağına dikkat çekildi.
Yüksek mahkeme ayrıca, yapılan paylaşımların "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" veya "Holokost'u önemsiz gösterme" suçlarını da teşkil etmediğini belirtti. Paylaşımların doğrudan Yahudi toplumunu hedef almadığı, İsrail hükümetinin askeri eylemlerine yönelik aşırı sert bir siyasi eleştiri niteliği taşıdığı ve bu haliyle kamu barışını bozma amacı gütmediği ifade edildi.