Ankara'da düzenlenen çalıştayda, Cumhuriyet döneminde Batı Trakya, Sancak, Bulgaristan, Makedonya ve Bosna Hersek'te faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile basın organlarının ortak tarihi mirasın korunmasındaki rolü ele alındı.
Medya İşçileri Sendikası (Medya-İş) Konukevi’nde "Cumhuriyet Dönemi Batı Trakya, Sancak, Bulgaristan, Makedonya ile Bosna Hersek'te Kurulan Sivil Toplum Örgütleri ve Basın" başlıklı bir çalıştay gerçekleştirildi. Medya-İş ve Yesevi Hareketi Derneği Ankara İl Başkanlığı ortaklığında düzenlenen etkinlikte, Balkanlar'daki Türk ve Müslüman toplulukların sivil toplum ile basın faaliyetleri aracılığıyla kültürel bağlarını nasıl korudukları ve bu yapıların üstlendiği tarihi roller değerlendirildi.
Çalıştayın açılışında konuşan Medya-İş Genel Başkanı Sezai Ballı, bu tür kültürel etkinliklerin ortak mirası yaşatmak ve bağları güçlendirmek adına kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Kültürel varlığın korunmasının eğitim ve ekonomiyle de doğrudan bağlantılı olduğunu ifade eden Ballı, "Akrabalığı devam ettirdiğimiz yerde kültürümüzü devam ettiriyoruz. Kültürümüzü koruyup, aynı eğitimle yoğuruluyoruz. Sonrasında da bunun ekonomik tarafı başlıyor." dedi. Sezai Ballı ayrıca, yaklaşık bir asır önce kurulan Turan Cemiyeti'nin de benzer hedefler doğrultusunda önemli adımlar attığını hatırlatarak geçmişten devralınan mirası bugün de sürdürme kararlılığında olduklarını vurguladı.
"Faaliyetlerin Topluma Anlatılması Hayati Önem Taşıyor"
Medyanın sivil toplum çalışmalarını geniş kitlelere ulaştırma noktasındaki sorumluluğuna değinen Ballı, yürütülen faaliyetlerin kamuoyunda görünür kılınmasının projelere süreklilik kazandırdığını kaydetti.
Yesevi Hareketi Derneği Ankara İl Başkanı Miraç Gür de Balkan coğrafyasındaki Türk ve Müslüman topluluklarla ilişkilerin kopmaması için sivil toplum kuruluşları kadar basın kuruluşlarının da büyük bir sorumluluk taşıdığını ifade etti. Yapılan çalışmaların kamuoyuyla paylaşılmasının önemine dikkat çeken Gür, "Biz ne kadar faaliyet yürütürsek yürütelim, bunu topluma anlatamadığımızda ne yaptığımızın, nasıl bir hizmet verdiğimizin anlaşılması çok zor olacak." değerlendirmesinde bulundu.
Miraç Gür, ortak değerlerin ve tarihi mirasın geleceğe taşınabilmesi amacıyla Balkanlar'daki Türk sivil toplum kuruluşlarının daha güçlü ve koordineli bir şekilde teşkilatlanması gerektiğinin altını çizdi.