Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) askeri üslerini üçüncü ülkelerin kullanımına açmasının, Doğu Akdeniz'deki güvenlik dengelerini sarstığına dikkat çekerek, bu durumun tüm bölge ülkeleri için ciddi bir risk oluşturduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) askeri tesislerinde üçüncü ülkelere tanıdığı ayrıcalıkların, Doğu Akdeniz'deki barış ve istikrarı tehdit eden boyutlara ulaştığını açıkladı. Yılmaz, Ada'nın Orta Doğu'ya yönelik askeri operasyonlar için bir lojistik merkez ve sıçrama tahtası olarak kullanılmasının, çatışmaların yayılma riskini artırdığını belirterek, "Bu durum sadece Kıbrıs için değil, tüm bölge ülkeleri için risk teşkil etmektedir" değerlendirmesinde bulundu.
"Ada Barış Yerine Çatışma Üssü Olmamalı"
Ankara'da gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, özellikle son dönemde artan bölgesel gerilimler ışığında Kıbrıs Adası'nın stratejik konumunun kötüye kullanıldığına işaret etti. GKRY'nin, egemenlik haklarını aşındıracak şekilde bazı batılı ülkelere askeri kolaylıklar sağladığını belirten Yılmaz, bu adımların uluslararası hukuka ve Ada'nın tarihsel gerçeklerine aykırı olduğunu savundu.
Yılmaz, "Biz Kıbrıs'ın bir barış adası olmasını arzu ederken, Rum tarafının askeri angajmanlarını artırması ve Ada topraklarını Orta Doğu'daki sıcak çatışmalara müdahil olan güçlerin kullanımına sunması kabul edilemez. Bu yaklaşım, ateşe benzin dökmekten farksızdır" ifadelerini kullandı.
Lojistik Destek ve Askeri Hareketlilik Endişesi
Bölgedeki askeri hareketliliğin yakından takip edildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı, insani amaçlı olduğu iddia edilen bazı faaliyetlerin, aslında askeri lojistik destek amacı taşıdığına dair ciddi şüpheler ve bulgular olduğunu dile getirdi. Yılmaz, Kıbrıs'ın coğrafi yakınlığı nedeniyle Gazze ve Lübnan gibi kriz bölgelerine yönelik operasyonlarda kullanılmasının, GKRY'yi doğrudan taraf haline getirebileceği uyarısında bulundu.
Türkiye'nin garantör ülke olarak sorumluluklarının bilincinde olduğunu hatırlatan Yılmaz, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) güvenliği ve hakları bizim kırmızı çizgimizdir. Ancak Güney'deki bu tehlikeli oyun, sadece Türk tarafını değil, Rum halkını da hedef haline getirme potansiyeli taşımaktadır" dedi.
Diplomatik Kanallar ve Bölgesel İşbirliği Çağrısı
Yılmaz, Doğu Akdeniz'in bir rekabet alanı değil, işbirliği havzası olması gerektiği yönündeki Türkiye'nin tezini yineledi. Bölge dışı aktörlerin Ada üzerindeki askeri varlıklarını artırmasının çözüme hizmet etmediğini belirten Yılmaz, uluslararası toplumu GKRY'nin bu sorumsuz adımlarına karşı duyarlı olmaya çağırdı.
Açıklamada ayrıca, Türkiye'nin savunma sanayiindeki yerli ve milli atılımlarının, Mavi Vatan'daki caydırıcılığı en üst seviyeye taşıdığı ve her türlü senaryoya karşı hazırlıklı olunduğu mesajı verildi. Yılmaz sözlerini, "Bölgemizde huzur istiyorsak, Kıbrıs'ın militarizasyonuna değil, diplomasiye ve hakça paylaşıma öncelik verilmelidir" diyerek noktaladı.