Antalya'nın Belek Turizm Bölgesi'nde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu'nda düzenlenen özel panelde, küresel krizlerin çözümünde kültürel diplomasinin üstlendiği kritik rol ele alındı. Yerli ve yabancı uzmanların katıldığı oturumda, güven inşası ve Gazze'deki insani duruma yönelik uluslararası tepkiler öne çıktı.
Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında, NEST Kongre Merkezi'nde "Kültürel Diplomasi: Bölünmeleri Birleştirmek, Güven İnşa Etmek" başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü TRT World Sunucusu Brenda Achieng Czeda'nın üstlendiği oturumda, uluslararası kriz dönemlerinde geleneksel diplomasinin tıkandığı noktalarda kültürel bağların nasıl bir alternatif sunabileceği tartışıldı.
Panele; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, Anna Lindh Vakfı Başkanı Rym Ali, Sasakawa Barış Vakfı Barış Arabuluculuk Merkezi Başkanı Akiko Horiba ve CeSPI Türkiye Gözlem Merkezi Koordinatörü Valeria Giannotta konuşmacı olarak katıldı.
"Söylemlerin Yerini Silahlar Aldı"
Uluslararası siyasette son yıllarda diyalog zemininden uzaklaşıldığına dikkat çeken AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, kültür bazlı çözümlere ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Yalçın, kültürel bağların uluslar arasında dostane ilişkiler kurmada faydalı olabileceğini, ancak Orta Doğu'daki mevcut duruma bakıldığında kültürel farklılıkların bazen çatışmaların temelinde yatan faktörler olarak da kullanılabildiğini ifade etti.
Gazze'de yaşananlara da değinen Yalçın, bölgede bir soykırım yaşandığını vurgulayarak, uluslararası kamuoyu baskısının önemine işaret etti. Yalçın, "Toplumların birbirleriyle kurduğu bir ilişki olmasaydı belki de hükümetler üzerinde ateşkes baskısı yaratılamayacaktı. Türkiye olarak dış politikamız insani unsurlarla bezeli; biz her zaman insanlığın ve haklının yanındayız." değerlendirmesinde bulundu.
Sivil Toplum ve Kültürel Etkileşimin Gücü
Kültürel diplomasi ile geleneksel diplomasi arasındaki temel farklara değinen CeSPI Türkiye Gözlem Merkezi Koordinatörü Valeria Giannotta, kültürel diplomasinin her seviyeden halkı sürece dahil ettiğini belirtti. Giannotta, Filistin'de yaşananlara yönelik küresel çapta yükselen sivil tepkilerin, toplumların kültürel diplomasi yoluyla nasıl ortak bir duruş sergileyebileceğine örnek teşkil ettiğini aktardı.
Anna Lindh Vakfı Başkanı Rym Ali ise kriz anlarında kültürel ilişkilerin öneminin daha da arttığını savundu. Bölgede yaşananları "kültürel bir temizlik" olarak nitelendiren Ali, "Bir soykırım olduğunda müdahale zorunluluğu vardır ve kültürün önemi hepimizin insan olduğunu hatırlamaktır." ifadelerini kullanarak, var olan sivil ve kültürel ilişkilerin çatışmaları durdurmak için seferber edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Sasakawa Barış Vakfı Barış Arabuluculuk Merkezi Başkanı Akiko Horiba da kültürel diplomasinin, anlaşmazlık içindeki taraflar arasında iletişim kanallarını açık tuttuğunu belirtti. Her ülkenin kendi kültürüne saygı duyularak güven inşa edilmesinin zorunlu olduğunu kaydeden Horiba, yumuşak gücün terk edilmesinin dünyada çok daha fazla şiddet doğuracağı uyarısında bulundu.