Avrupa Parlamentosu (AP) üyeleri, Brüksel'de yaptıkları açıklamalarda, İsrail'in Gazze'deki eylemleri nedeniyle uluslararası hukuk önünde hesap vermemesinin, saldırganlığın diğer ülkelere sıçramasına neden olduğu konusunda Avrupa Birliği (AB) yönetimini uyardı.
BRÜKSEL — Avrupa Parlamentosu (AP) koridorlarında yükselen sesler, Avrupa Birliği'nin Orta Doğu politikasındaki "çifte standart" eleştirilerini yeniden alevlendirdi. Çeşitli siyasi gruplara mensup milletvekilleri, İsrail'in Gazze'de işlediği iddia edilen savaş suçları nedeniyle herhangi bir yaptırımla karşılaşmamasının, krizin Lübnan, İran ve diğer bölge ülkelerine yayılmasına zemin hazırladığını savundu. Vekiller, AB Komisyonu ve Konseyi'ni "uluslararası hukuku şeffaf bir şekilde uygulamaya" çağırdı.
"Savaş Suçlusunu Durdurmazsanız, Caydırıcılık Kalmaz"
AP Sosyalist ve Demokratlar (S&D) Grubu Milletvekili Cecilia Strada, AB kurumlarına uzun süredir hesap verebilirlik çağrısında bulunduklarını hatırlattı. Strada, mevcut tablonun sadece Orta Doğu ile sınırlı kalmayıp küresel bir hukuk krizine işaret ettiğini vurguladı.
"Hesap verebilirlik sadece mevcut bölgeleri korumak için değil, gelecekteki mağdurları önlemek için de şarttır" diyen Strada, şu ifadeleri kullandı: "Bir savaş suçlusunu durdurmazsanız, bir sonraki savaş suçunu önleyecek hiçbir caydırıcılık kalmaz. Bugün yaşananlar doğrudan bu hesap verebilirlik eksikliğiyle bağlantılıdır. Komisyonu defalarca uyardık; bu mesele sadece Filistinlilerle ilgili değil, dünya düzeniyle ve devletlerin bir arada yaşama biçimiyle ilgilidir. Şimdi ise ateşin her yere yayıldığını görüyoruz."
İran ile yaşanan gerilimlere de değinen İtalyan vekil, uluslararası ilişkilerin "orman kanunu" ile yönetilemeyeceğini belirterek, AB'nin mevcut tutumunun sürdürülemez olduğunu ifade etti.
Konsey'deki Blokaj ve Çifte Standart Tartışması
Yeşiller Partisi Milletvekili Ana Miranda ise eleştirilerin odağına AB Konseyi'ni yerleştirdi. İsrail'in bölgede Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'nı imzalamayan tek ülke olduğuna dikkat çeken Miranda, parlamento içinde dahi "apartheid" veya "işgal" gibi terimlerin kullanımının engellenmeye çalışıldığını aktardı.
Miranda, AB'nin karar alma mekanizmasındaki tıkanıklığı şu sözlerle eleştirdi: "Asıl sorun Konsey'dedir. Yaptırımlara ve kınamalara karşı en başından beri bir blokaj var. Uluslararası hukuk açısından sivillerin öldürülmesi, hastanelerin ve evlerin yıkılması ciddi suçlardır ve soykırım tanımı tartışılmaktadır. Ancak AB Komisyonu çifte standart uyguluyor. Bizler, Birleşmiş Milletler Antlaşması ve uluslararası hukukun temel ilkelerine geri dönülmesini savunuyoruz; tek çıkış yolu budur."
"Uluslararası Kurumlar İtibarsızlaştırıldı"
AP'nin Filistin ile İlişkiler Delegasyonu'ndan Lynn Boylan, krizin yayılmasının şaşırtıcı olmadığını, bunun "sıfır hesap verebilirlik" ortamının doğal bir sonucu olduğunu belirtti.
Boylan, uluslararası mekanizmaların işlevsiz hale getirildiğine işaret ederek, "Çok taraflılık sürekli zayıflatılıyor, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) itibarsızlaştırılıyor ve Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) kararları göz ardı ediliyor. AB'nin artık çifte standarttan uzak, uluslararası hukuku tutarlı uygulayan bir aktöre dönüşmesi gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.