7 Mart 2026 Cumartesi
Haber

Bağdat’ta Siyasi Kilitlenme: Trump’ın Maliki Vetosu ve Bölgesel Savaşın Gölgesinde Hükümet Krizi

Kasım 2025 seçimlerinden bu yana hükümetin kurulamadığı Irak’ta kriz derinleşiyor. ABD Başkanı Trump’ın Nuri Maliki’nin adaylığını kesin bir dille reddetmesi ve İsrail ile ABD’nin İran’a yönelik son saldırıları, Bağdat’taki siyasi denklemi içinden çıkılmaz bir hale getirdi.

Paylaş:
Bağdat’ta Siyasi Kilitlenme: Trump’ın Maliki Vetosu ve Bölgesel Savaşın Gölgesinde Hükümet Krizi

Kasım 2025 seçimlerinden bu yana hükümetin kurulamadığı Irak’ta kriz derinleşiyor. ABD Başkanı Trump’ın Nuri Maliki’nin adaylığını kesin bir dille reddetmesi ve İsrail ile ABD’nin İran’a yönelik son saldırıları, Bağdat’taki siyasi denklemi içinden çıkılmaz bir hale getirdi.

Bugünkü Haberler / Bağdat

Irak’ta 11 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilen genel seçimlerin üzerinden dört ay geçmesine rağmen yeni hükümetin kurulamaması, ülkeyi tehlikeli bir siyasi boşluğa sürüklüyor. Şii Koordinasyon Çerçevesi’nin (ŞKÇ) başbakan adayı olarak eski Başbakan Nuri Maliki’yi belirlemesi, hem iç siyasetteki fay hatlarını tetikledi hem de Washington-Bağdat hattında iplerin gerilmesine neden oldu. 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı koordineli saldırılar ise Irak’taki süreci bir "hükümet kurma" meselesinden çıkarıp, bölgesel bir güvenlik krizine dönüştürdü.

Washington’dan Maliki’ye Kesin Ret

Krizin merkezinde, Şii Koordinasyon Çerçevesi’nin başbakan adayı olarak öne sürdüğü Nuri Maliki ismi yer alıyor. ABD Başkanı Donald Trump, Maliki’nin adaylığına ilişkin yaptığı açıklamada, bu tercihi "kötü bir seçim" olarak nitelendirdi. Beyaz Saray, Maliki’nin yeniden başbakanlık koltuğuna oturması durumunda ABD’nin Irak’a sağladığı yardımları durduracağı tehdidinde bulundu.

Bu açıklama, Washington’ın Irak’taki hükümet kurma sürecine doğrudan müdahil olduğunun en net göstergesi olarak yorumlanıyor. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın yakın zamanda Bağdat’a gerçekleştirdiği ziyaret ve Maliki’ye iletildiği öne sürülen Trump imzalı mektuplar, ABD’nin Maliki ismini engellemek için diplomatik baskıyı en üst seviyeye çıkardığını doğruluyor.

Maliki’nin Tartışmalı Geçmişi ve İç Muhalefet

Nuri Maliki’nin adaylığı yalnızca dış dinamikler nedeniyle değil, iç siyasetteki dengeler açısından da büyük bir tıkanıklık yaratıyor. 2006-2014 yılları arasındaki iki dönemlik başbakanlığı sırasında izlediği mezhep odaklı politikalar, Irak toplumundaki ayrışmayı derinleştirmekle eleştiriliyor. Özellikle 2014 yılında DEAŞ’ın Musul’u ele geçirmesine giden süreçte Maliki yönetiminin güvenlik zaafiyetleri ve dışlayıcı politikalarının etkisi olduğu, Iraklı muhalif gruplar tarafından sıkça dile getiriliyor.

ŞKÇ içerisindeki uzlaşmaya rağmen, Maliki’nin adaylığına karşı hem Sünni ve Kürt bloklardan hem de bazı Şii gruplardan yükselen itirazlar, parlamentoda güvenoyu için gereken mutlak çoğunluğun sağlanmasını zorlaştırıyor.

Bölgesel Savaşın Irak Sahasına Yansıması

Siyasi kriz, 28 Şubat’ta başlayan ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarıyla birleşince güvenlik boyutunda da alarm zilleri çalmaya başladı. Erbil’e yönelik saldırılar ve Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği çevresinde artan protestolar, ülkedeki istikrarı tehdit ediyor. Washington’ın öncelikli hedefinin, Irak’ta İran etkisinden arındırılmış bir hükümet kurulması ve İran destekli milis gruplarının devlet yapısı içindeki gücünün kırılması olduğu belirtiliyor.

Alternatif İsimler Masada

Krizin aşılması için Şii Koordinasyon Çerçevesi içerisinde alternatif senaryolar tartışılmaya başlandı. Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani’nin görevine devam etmesi, krizden çıkış için en güçlü seçeneklerden biri olarak görülüyor. Ayrıca Irak Ulusal İstihbarat Servisi Başkanı Hamid Şatri ve eski Başbakan Haydar İbadi’nin isimleri de kulislerde konuşulan diğer alternatifler arasında.

Önümüzdeki günlerde ŞKÇ’nin yapacağı toplantılar, Irak’ın kaderini belirleyecek. Maliki isminde ısrar edilmesi, ülkeyi hem uluslararası izolasyona hem de iç çatışmaya sürükleme riski taşırken; uzlaşmacı bir ismin belirlenmesi, bölgesel ateş çemberinin ortasında Irak’a nefes aldıracak bir çıkış kapısı aralayabilir.