İşgal altındaki Batı Şeria'nın Beytüllahim kentinde, yasa dışı yerleşimci İsrailliler Filistinlilere ait araçlar ile yaralılara müdahale etmeye çalışan Filistin Kızılayı ambulansına ve sağlık görevlilerine saldırdı.
İşgal altındaki Batı Şeria’nın güneydoğusunda yer alan Beytüllahim kentinde gerginlik tırmanıyor. Bölgedeki Ebu Necim yolu üzerinde toplanan fanatik İsrailli gruplar, Filistinli sivillerin araçlarını hedef alarak taşlı ve fiziki saldırı gerçekleştirdi.
Saldırı esnasında yaralanan üç Filistinliye müdahale etmek ve onları hastaneye ulaştırmak amacıyla olay yerine hareket eden Filistin Kızılayı ekipleri de şiddetin hedefi oldu. Bölgedeki yasa dışı yerleşimciler, insani yardım ve sağlık hizmeti sunan Filistin Kızılayına ait ambulansın önünü keserek aracın camlarını kırdı. Olay yerindeki sağlık görevlileri ise darbedilerek engellenmeye çalışıldı. Saldırıda ambulansın yanı sıra çevredeki sivil araçlarda da ciddi maddi hasar meydana geldi.
Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi tarafından açıklanan resmi verilere göre, Batı Şeria genelinde Filistin topraklarını gasbeden yerleşimcilerin saldırıları son dönemde sistematik bir şekilde artış gösterdi. Konsey verileri, 2026 yılının ilk yarısında yasa dışı yerleşimcilerin Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik en az 3 bin 488 saldırı düzenlediğini ortaya koyuyor. Bu saldırılarda 17 Filistinli hayatını kaybederken, çoğunluğu hayvancılıkla geçinen 26 bedevi topluluğu yaşam alanlarından tamamen veya kısmen zorla yerinden edildi. Aynı dönem içerisinde bölgede büyük bölümü hayvancılık amaçlı kullanılan 42 yeni yasa dışı yerleşim noktası daha inşa edildi.
Ekim 2023 tarihinden bu yana İsrail ordusu ve silahlı yerleşimci grupların koordineli baskıları sonucunda Batı Şeria'da insani durum giderek ağırlaşıyor. Resmi kayıtlara göre, söz konusu tarihten bu yana bölgede yaşanan şiddet olaylarında 1182’den fazla Filistinli yaşamını yitirdi, yaklaşık 13 bin kişi yaralandı ve 25 bine yakın kişi gözaltına alındı. Yerel kaynaklar, uluslararası insancıl hukuka göre dokunulmazlığı bulunan sağlık ekiplerine yönelik bu tür saldırıların bölgedeki tıbbi müdahale kapasitesini ciddi şekilde tehlikeye attığını vurguluyor.