Filistin Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu tarafından hazırlanan araştırma, İsrail ordusunun kısıtlamaları ve yerleşimci saldırıları nedeniyle işgal altındaki Batı Şeria’da bedevi ve hayvancılıkla geçinen 50 topluluğun zorla yerinden edildiğini ortaya koydu.
İşgal altındaki Batı Şeria’da yaşayan Filistinli bedevi ve üretici toplulukların, İsrail ordusu ile yerleşimcilerin sistematik baskı, saldırı ve kısıtlamaları nedeniyle göçe zorlandığı belgelendi. Filistin Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu ile Filistin Merkezi İstatistik Kurumu iş birliğinde hazırlanan güncel bir araştırma, bölgedeki insani krizin boyutlarını gözler önüne serdi.
Araştırma verilerine göre, 2023 yılının sonundan bu yana Batı Şeria genelinde hayvancılıkla geçinen ve göçebe hayatı süren 50 Filistinli topluluk tamamen yerinden edildi. Sadece Nisan 2025 döneminde, bu kırılgan toplulukları ve onları destekleyen kurumları hedef alan yaklaşık 300 hak ihlalinin kayıtlara geçtiği açıklandı.
Sistematik Baskı ve Hizmetlerden Mahrumiyet
Filistin Merkezi İstatistik Kurumu Başkan Vekili Süfyan Ebu Harb, işgal altındaki bölgelerde yaşayan bedevi toplulukların karşı karşıya kaldığı zorluklara dikkat çekti. Ebu Harb, bu grupların İsrail ordusu ile bölgedeki yerleşimciler tarafından sistematik bir şekilde dışlandığını, zorla yerinden edildiğini ve en temel insani hizmetlerden mahrum bırakıldığını belirtti.
Bölgede yürütülen baskı politikaları kapsamında Filistinlilerin sağlık ve eğitim altyapısına erişimlerinin sınırlandırıldığı, su kaynaklarının bilinçli olarak tahrip edildiği ve çocukların eğitim gördüğü okulların sürekli bir yıkım tehdidi altında bulunduğu aktarıldı.
Koruma ve Kalkınma Planı Çağrısı
Filistin Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu Genel Müdürü Ammar ed-Duveyk, yaşanan hak ihlalleri karşısında acil önlem alınması gerektiğini vurguladı. Duveyk, zor durumdaki bu topluluklar için kalkınma ve insan hakları odaklı, kapsamlı bir ulusal eylem planının ivedilikle hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Filistinli yerel üreticilerin toprağına ve meralarına el konulduğunu, hareket özgürlüklerinin kısıtlandığını belirten Duveyk; yıkım kararları ile yerleşimci şiddetine karşı bu toplulukların korunması ve temel hizmetlere ulaşmalarının güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.
Uluslararası Raporlar Durumu Teyit Ediyor
Batı Şeria'da derinleşen bu kriz, uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarına da yansıyor. Uluslararası Af Örgütü tarafından Haziran ayında yayımlanan raporda da benzer bulgulara yer verilmiş, İsrail hükümetinin Batı Şeria'daki bedevi topluluklara yönelik toprak gaspı ve baskı politikalarını hızlandırdığı uyarısı yapılmıştı.
Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik askeri baskınlar, gözaltılar ve yerleşimci şiddetindeki artış, bölgedeki yerel nüfusun yaşam alanlarını terk etmesine yol açan en büyük etkenler arasında gösteriliyor.