5 Mart 2026 Perşembe
Haber

Berlin'den Tahran Gerilimi Açıklaması: "Askeri Operasyonun Parçası Olmayacağız"

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından yaptığı açıklamada, Berlin yönetiminin Tahran’a karşı herhangi bir askeri harekatta yer alma niyeti taşımadığını vurguladı.

Paylaş:
Berlin'den Tahran Gerilimi Açıklaması: "Askeri Operasyonun Parçası Olmayacağız"

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından yaptığı açıklamada, Berlin yönetiminin Tahran’a karşı herhangi bir askeri harekatta yer alma niyeti taşımadığını vurguladı.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ABD ve İsrail kuvvetlerinin İran'a yönelik son saldırılarının ardından bölgede tırmanan gerilime dair Alman hükümetinin resmi tutumunu netleştirdi. Deutschlandfunk radyosuna konuşan Wadephul, Almanya'nın bu çatışmada askeri bir taraf olmayacağını kesin bir dille ifade etti.

"Almanya'nın Saldırıya Katılma Niyeti Yok"

Avrupa'nın üç büyük gücü olan Almanya, Fransa ve İngiltere (E3) tarafından dün yayımlanan ortak bildiri, "müttefiklerin çıkarlarını savunmak için gerekli önlemlerin alınacağı" yönünde ifadeler içeriyordu. Bu ifadelerin İran'ın füze ve İHA kapasitesini hedef alacak bir askeri müdahaleyi kapsayıp kapsamadığı sorusuna yanıt veren Wadephul, her ülkenin bu metni kendi kapasitesi ve stratejisi doğrultusunda yorumlayacağını belirtti.

İngiltere'nin bu açıklamayı, Amerikan güçlerine üs sağlama şeklinde yorumladığına dikkat çeken Bakan Wadephul, Almanya'nın bölgede benzer bir üs altyapısının veya uygun askeri kaynağının bulunmadığını hatırlattı. Wadephul, "Alman hükümetinin, kesinlikle herhangi bir şekilde askeri saldırılara katılmaya niyeti yoktur" diyerek Berlin'in pozisyonunu çizdi.

Bakan, E3 bildirisindeki taahhütlerin Almanya açısından, yalnızca Alman askerlerinin doğrudan bir saldırıya uğraması durumunda meşru müdafaa hakkını kullanması anlamına geldiğini, bunun ötesinde ofansif bir tedbirin masada olmadığını vurguladı.

Uluslararası Hukuk Tartışmaları

Röportajda, ABD ve İsrail’in operasyonlarının uluslararası hukuka uygunluğu konusundaki sessizliklerine de değinen Wadephul, bu durumun Almanya'ya sağlayacağı faydanın sorgulanması gerektiğini belirtti. Wadephul, "Burada ciddi uluslararası hukuk meseleleri olduğu açıktır" diyerek durumun hukuki karmaşıklığına işaret etti.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki görüşmelere atıfta bulunan Alman Bakan, Washington yönetiminin bu eylemleri "meşru müdafaa" kapsamında gerekçelendirdiğini ve hukuki açıdan tutarlı bir argüman sunduğunu savundu. Ancak Wadephul, "Bu konu hakkında daha fazla tartışmak gerekecek, ancak Alman hükümeti olarak eylemin genel bir siyasi ve güvenlik değerlendirmesini yapmak zorundayız" ifadelerini kullandı.

İran Tehdidi ve Avrupa'nın Güvenliği

Wadephul, Tahran yönetiminin sadece İsrail ve Orta Doğu için değil, Avrupa ve Almanya için de somut bir tehdit oluşturduğunu belirtti. İran'ın balistik füze programı, Avrupa'nın çıkarlarına karşı süregelen eylemleri, Almanya'ya yönelik siber saldırılar ve Ukrayna savaşında Rusya'ya verdiği desteğin göz ardı edilemeyeceğini vurguladı.

Hukuki tartışmaların ciddiyetini koruduğunu kabul eden Wadephul, "Karşı karşıya olduğumuz siyasi ve güvenlik boyutunu bir bütün olarak değerlendirmemiz gerekiyor" diyerek sözlerini tamamladı.