Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, derme çatma teknelerle güvenli bölgelere ulaşmaya çalışan Arakanlı Müslümanların deniz yolculuklarında 2025 yılının bugüne kadarki en büyük can kayıplarına sahne olduğunu duyurdu.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Sözcüsü Babar Baloch, Arakanlı (Rohingya) mültecilerin deniz yoluyla gerçekleştirdikleri göç girişimlerine ilişkin trajik tabloyu paylaştı. Baloch, 2025 yılının, şiddet, baskı ve umutsuzluktan kaçarak denizlere açılan Arakanlı Müslümanlar için kayıtlara geçen en ölümcül yıl olduğunu açıkladı.
Güneydoğu Asya sularında, özellikle Andaman Denizi ve Bengal Körfezi rotasında haftalarca sürüklenen teknelerde yaşanan insanlık dramı, geçtiğimiz yıl zirveye ulaştı. Myanmar'daki zulümden ve Bangladeş'in Cox's Bazar bölgesindeki kalabalık mülteci kamplarındaki zorlu yaşam koşullarından kaçmak isteyen binlerce kişi, insan kaçakçılarının yönlendirdiği, asgari güvenlik standartlarından tamamen yoksun ahşap teknelerle açık denizlere açılıyor.
Yetkililer, kapasitesinin çok üzerinde yolcu taşıyan bu teknelerin sık sık motor arızası yaşadığını veya alabora olduğunu belirtiyor. Açık denizde günlerce, bazen haftalarca yiyecek ve susuz kalan mültecilerin büyük bir kısmı açlık, susuzluk ve hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Resmi olarak kayıtlara geçen can kayıplarının yanı sıra, okyanusta iz bırakmadan kaybolan tekneler nedeniyle gerçek ölü sayısının açıklanan verilerin çok daha üzerinde olduğu tahmin ediliyor.
Acil Arama Kurtarma Mekanizması Çağrısı
Özellikle Endonezya ve Malezya gibi ülkelere ulaşma umuduyla çıkılan bu tehlikeli yolculuklar, bölge ülkelerinin denizdeki mültecilere yönelik politikalarını ve arama kurtarma (SAR) kapasitelerini de yeniden tartışmaya açtı. BMMYK, denizde tehlike altında olan sivillerin kurtarılması için kıyıdaş devletlere uluslararası deniz hukuku kapsamındaki yasal ve insani yükümlülüklerini hatırlatarak, acil, kapsamlı ve koordineli bir bölgesel müdahale ağının kurulması gerektiğini bir kez daha vurguladı.
Uluslararası toplumun Arakan krizine yönelik kalıcı ve siyasi çözümler üretememesi, temel haklarından mahrum bırakılan mültecileri bu ölümcül alternatiflere mecbur bırakmaya devam ediyor. İnsan hakları gözlemcileri, Myanmar'da güvenli, gönüllü ve onurlu bir geri dönüş ortamı sağlanmadığı ve kamplardaki yaşam standartları ile gelecek umutları iyileştirilmediği sürece bu kaçış girişimlerinin durdurulamayacağının altını çiziyor.