Jeopolitik gerilimler ve arz endişeleriyle şekillenen şubat ayında, yatırımcıların güvenli limanı değerli metaller ve gıda güvenliği endişesiyle tahıllar değer kazanırken, hava koşulları ve üretim tahminleri enerji ve kahve fiyatlarını baskıladı.
Küresel piyasalarda geçtiğimiz ay, jeopolitik risklerin tırmanması ve arz-talep dengesindeki değişimler emtia fiyatlarında belirgin bir ayrışmaya neden oldu. Şubat ayında yatırımcılar yön arayışını sürdürürken, özellikle değerli metaller ve tarım emtiaları getiri şampiyonu olarak öne çıktı.
Altın Rekor Serisini Sürdürdü
Şubat ayında en dikkat çekici performanslardan biri değerli metallerden geldi. Ons altın, ayı 5 bin 280 dolar seviyesinden tamamlayarak yüzde 8,9’luk bir değer kazancı sağladı. Bu yükselişle birlikte altın, son 53 yılın en uzun kazanç serisini yakalayarak yatırımcısına üst üste 7. ayda da kazandırmış oldu.
Piyasalardaki belirsizlik, yatırımcıları güvenli limanlara iterken diğer kıymetli madenlerde de sert yükselişler görüldü. Gümüş yüzde 12,6’lık artışla altını geride bırakırken, platin yüzde 8,5 ve paladyum yüzde 4,2 oranında değer kazandı.
Uzmanlar, bu yükselişte ABD ve İran arasındaki gerilimlerin, ABD’nin ticaret politikalarındaki belirsizliklerin ve küresel faiz ortamındaki gelişmelerin etkili olduğunu vurguluyor. Ayrıca, ABD'de Yüksek Mahkeme'nin Başkan Donald Trump'ın bazı gümrük tarifelerini yasaya aykırı bulması sonrası dolarda yaşanan zayıflama, emtia fiyatlarını destekleyen bir diğer unsur oldu.
Tahıl Koridorunda "Hava" Muhalefeti
Tarım emtialarında ise hava koşulları fiyatları yukarı çeken ana etken oldu. Özellikle ABD'de hava sıcaklıklarının dondurucu seviyelere inmesi, üretim endişelerini tetikledi. Chicago Ticaret Borsası'nda işlem gören buğday, yüzde 9,9’luk artışla yatırımcısını sevindirdi.
Benzer şekilde soya fasulyesi yüzde 10, mısır ise yüzde 4,7 oranında değer kazandı. Mısır fiyatlarındaki artışta, ABD’nin güçlü ihracat rakamları ve Güney Afrika’daki 2026 hasadına yönelik düşüş beklentileri etkili oldu. Soya fasulyesi ise ham petrol fiyatlarındaki yükselişin biyoyakıt talebini artıracağı beklentisinden destek buldu.
Buna karşın pirinç, dünya genelinde üretim tahminlerinin yukarı yönlü revize edilmesiyle yüzde 5,8 değer kaybetti.
Enerjide Yön Arayışı: Petrol Isındı, Gaz Dondu
Enerji grubu şubat ayını karışık bir seyirle tamamladı. Jeopolitik risklerin merkezinde yer alan petrol, arz güvenliğine dair endişelerle yükselişe geçti. Brent petrolün varil fiyatı, Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu'daki gerilimin etkisiyle yüzde 4,8 artış kaydetti. OECD ülkelerindeki petrol stoklarının beklentilerin altında kalması da fiyatları destekledi.
Ancak doğal gaz tarafında tablo tam tersi yönde gelişti. Kış aylarının beklenenden ılıman geçmesi ve talep beklentilerinin zayıflamasıyla doğal gaz fiyatları çakıldı. New York Ticaret Borsası’nda işlem gören doğal gaz, yüzde 22,4 oranında değer kaybederek ayın en çok kaybettirenlerinden biri oldu.
Kahve ve Kakaoda Sert Düşüş
Şubat ayının en dramatik fiyat hareketleri ise keyif verici maddeler grubunda yaşandı. Geçtiğimiz yıl arz sıkıntılarıyla rekorlar kıran kahve ve kakao, bu kez sert satışlara sahne oldu.
Brezilya'da rekor hasat beklentisinin piyasaya hakim olmasıyla kahve fiyatları yüzde 15,5 oranında geriledi. Arz endişelerinin hafiflemesi, spekülatif fiyatlamaların geri çekilmesine yol açtı. Benzer bir tablo kakaoda da görüldü; üretim bölgelerindeki stok artışı ve talep tarafındaki zayıflama, kakao fiyatlarını yüzde 30,7 aşağı çekti.
Şeker fiyatları da küresel arz fazlası beklentisiyle Ekim 2020'den bu yana en düşük seviyelerini test ederek yüzde 2,2 değer kaybetti.