29 Nisan 2026 Çarşamba
Haber

Güney Lübnan'da İsa Heykelinin Parçalanmasına BM'den Tepki: "Olay Şok Edici"

Birleşmiş Milletler, Lübnan'ın güneyindeki Deyr Seryan beldesinde İsrail askerlerinin Hazreti İsa'yı simgeleyen bir heykeli tahrip etmesini uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendirerek olayı "şok edici" sözleriyle kınadı.

Paylaş:
Güney Lübnan'da İsa Heykelinin Parçalanmasına BM'den Tepki: "Olay Şok Edici"

Birleşmiş Milletler, Lübnan'ın güneyindeki Deyr Seryan beldesinde İsrail askerlerinin Hazreti İsa'yı simgeleyen bir heykeli tahrip etmesini uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendirerek olayı "şok edici" sözleriyle kınadı.

Birleşmiş Milletler (BM), İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde yürüttüğü askeri faaliyetler sırasında dini simgelere yönelik saldırılarına tepki gösterdi. Lübnan'ın güney kesiminde yer alan Deyr Seryan beldesinde, İsrail askerlerinin Hazreti İsa'yı simgeleyen bir heykeli parçaladığı olay, uluslararası tepkilere neden oldu. BM, görüntülerin ve sahadan gelen raporların ardından olaya ilişkin resmi bir duruş sergiledi.

Dini mekanların, sembollerin ve kültürel mirasın çatışma ortamlarında korunmasının uluslararası hukukun temel bir gerekliliği olduğunu vurgulayan BM, yaşanan tahribatı "şok edici" olarak nitelendirdi. Yapılan değerlendirmelerde, silahlı çatışma dönemlerinde sivil altyapının yanı sıra kutsal mekanların ve dini simgelerin hedef alınmasının hiçbir koşulda kabul edilemez olduğu belirtildi.

Dini ve Kültürel Mirasın Dokunulmazlığı

Lübnan'ın güneyindeki sınır bölgelerinde devam eden çatışmalar, sivil yerleşimlerin yıkımının yanı sıra bölgenin tarihi ve dini dokusuna da ağır zararlar veriyor. Deyr Seryan beldesinde yaşanan son heykel tahribatı, uluslararası toplumda ibadethanelerin ve kutsal simgelerin dokunulmazlığı konusundaki endişeleri yeniden gündeme taşıdı.

Birleşmiş Milletler yetkilileri, çatışmanın tüm taraflarına Cenevre Sözleşmeleri başta olmak üzere uluslararası insancıl hukuka sıkı sıkıya bağlı kalma ve dini mekanları askeri hedeflerden ayrı tutma çağrısını yineledi. Bölgede artan şiddetin sivil halk üzerindeki psikolojik etkilerine ve kültürel hafızaya vurduğu darbeye dikkat çekilirken, benzer ihlallerin önüne geçilebilmesi için uluslararası kuralların istisnasız işletilmesi gerektiği vurgulandı.