Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin değişen demografik yapısına dikkat çekerek, yaşlı vatandaşların bakım hizmetlerini güvence altına alacak "Uzun Süreli Bakım Sigortası Sistemi" üzerinde çalıştıklarını duyurdu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara'da Cumhurbaşkanlığı himayesinde ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen 2. Yaşlılık Şurası'nın kapanış programında önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin hızla yaşlanan nüfus yapısına karşı alınacak önlemlere değinen Yılmaz, yaşlılık döneminde yaşam kalitesini artıracak yeni sosyal güvenlik modellerinin yolda olduğunu belirtti.
Artan yaşlı nüfusun doğurduğu bakım ihtiyaçlarına karşı Orta Vadeli Program kapsamında kalıcı çözümler üretmeyi hedeflediklerini vurgulayan Yılmaz, "Yaşlı nüfusumuz için bakım hizmetlerini güçlendirmek öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Bu doğrultuda Uzun Süreli Bakım Sigortası Sistemi'nin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.
Kritik Eşik Aşıldı: Nüfusun Yüzde 10'u 65 Yaş Üstü
Türkiye'nin demografik bir dönüşümden geçtiğini belirten Yılmaz, doğurganlık hızının düşerken yaşlı nüfus oranının hızla arttığına dikkat çekti. 2023 yılı itibarıyla Türkiye'de 65 yaş ve üzeri nüfusun toplam nüfus içindeki oranının ilk kez yüzde 10'u aşarak ülkeyi "çok yaşlı ülkeler" kategorisine taşıdığını ifade eden Yılmaz, bu oranın 2025'te yüzde 11,1'e, 2030'da ise yüzde 13,5'e çıkmasının öngörüldüğünü söyledi.
Şu an Türkiye genelinde yaklaşık 2 milyon hanenin tek başına yaşayan yaşlı bireylerden oluştuğuna işaret eden Yılmaz, yaşlılara sunulan evde bakım, psikososyal destek ve kurumsal bakım hizmetlerinin bütünleşik bir yapıda güçlendirileceğini vurguladı.
Hem Sosyal Güvence Hem Tasarruf Artışı
Üzerinde çalışılan Uzun Süreli Bakım Sigortası Sistemi'nin detaylarına da değinen Yılmaz, uygulamanın vatandaşların yaşlılık döneminde ihtiyaç duyacakları bakım ve sağlık hizmetlerine güvenli bir şekilde erişimini sağlayacağını kaydetti. Sistem sayesinde bireylerin ister kendi evlerinde ister kurumsal bakım merkezlerinde; hemşirelik hizmetlerinden tıbbi donanım desteklerine kadar geniş bir yelpazede hizmet alabileceği belirtildi. Yılmaz ayrıca bu modelin, Türkiye'nin genel tasarruf oranlarını artırarak makroekonomik ve finansal sisteme de destek olacağının altını çizdi.
Kurumsal bakım altyapısının mevcut durumu hakkında da bilgi veren Yılmaz, halihazırda kamu ve özel kurumlara ait bakım evlerinde yaklaşık 30 bin vatandaşa hizmet sunulduğunu, 2026 yılı içerisinde 8 farklı ilde 900 kişilik ilave kapasitenin devreye alınacağını duyurdu. Toplum temelli hizmetlerin geliştirilmesiyle yaşlıların öncelikli olarak kendi aile çevrelerinde, aktif ve sağlıklı bir yaşam sürmelerinin temel politika olduğu ifade edildi.