5 Mart 2026 Perşembe
Haber

Hürmüz Krizinde Kritik Dönemeç: Körfez Ülkeleri Petrol İçin "Acil Çıkış" Arıyor

İran’ın Hürmüz Boğazı'nı gemi trafiğine kapatmasıyla küresel enerjinin kalbinde damarlar tıkandı. Günlük 20 milyon varil petrolün sıkıştığı Körfez’de, Suudi Arabistan ve BAE eldeki sınırlı boru hattı kapasitelerini devreye sokarak ihracatı sürdürmeye çalışıyor.

Paylaş:
Hürmüz Krizinde Kritik Dönemeç: Körfez Ülkeleri Petrol İçin "Acil Çıkış" Arıyor

İran’ın Hürmüz Boğazı'nı gemi trafiğine kapatmasıyla küresel enerjinin kalbinde damarlar tıkandı. Günlük 20 milyon varil petrolün sıkıştığı Körfez’de, Suudi Arabistan ve BAE eldeki sınırlı boru hattı kapasitelerini devreye sokarak ihracatı sürdürmeye çalışıyor.

BUGÜNKÜ HABERLER / DIŞ HABERLER SERVİSİ

Washington ile Tahran arasındaki nükleer müzakerelerin çökmesi ve ardından 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail ortak askeri operasyonları, Orta Doğu’yu son yılların en büyük enerji krizine sürükledi. Çatışmaların dördüncü gününde İran, "ekonomik can damarı" olarak bilinen Hürmüz Boğazı’nı tüm gemi geçişlerine kapattığını duyurdu.

İranlı yetkililerin, geçiş yapmaya çalışan gemilerin "meşru hedef" sayılacağını ilan etmesiyle birlikte, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği bu stratejik su yolu fiilen kilitlendi. Günlük ortalama 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürününün uluslararası piyasalara erişimi kesilirken, bölge ülkeleri ihracatı sürdürebilmek için acil durum senaryolarını devreye soktu ve alternatif rota arayışlarına hız verdi.

Alternatif Hatlar İhtiyacı Karşılamıyor

Enerji piyasası verilerine göre, Hürmüz Boğazı'ndan geçen yıl günde ortalama 15 milyon varil ham petrol ve 5 milyon varil petrol ürünü taşındı. Bu miktar, deniz yoluyla yapılan küresel petrol ticaretinin yüzde 25'ini oluşturuyor. Ancak mevcut boru hattı altyapısı, boğazın kapanmasıyla ortaya çıkan bu devasa açığı kapatmaktan oldukça uzak.

Körfez ülkeleri arasında yalnızca Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Hürmüz'ü baypas edebilecek işlevsel boru hatlarına sahip. Irak, Kuveyt, Katar ve Bahreyn gibi diğer büyük üreticiler ise ihracatlarının neredeyse tamamı için bu boğaza bağımlı durumda.

Riyad ve Abu Dabi'nin "B Planı"

Bölgenin en büyük ihracatçısı Suudi Arabistan, doğudaki Abkayk tesislerinden Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu Limanı’na uzanan "Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı"na (Petroline) güveniyor. Hattın teorik kapasitesinin günlük 5 milyon varil olduğu, ancak tam kapasiteyle çalışıp çalışamayacağının henüz test edilmediği belirtiliyor. Riyad yönetimi, boğazın kapanmasıyla birlikte ihracat yükünü bu hatta kaydırmak için hazırlıklara başladı.

Birleşik Arap Emirlikleri ise Habşan sahasından Umman Körfezi'ndeki Fuceyra Limanı'na uzanan "Abu Dabi Ham Petrol Boru Hattı"nı (ADCOP) kullanıyor. Ancak bu hattın kullanılabilir kapasitesinin günlük 700 bin varil civarında olduğu ve toplam ihracatın sadece küçük bir kısmını karşılayabileceği değerlendiriliyor.

Uzmanlar, iki ülkenin alternatif hatları tam kapasiteyle çalışsa bile, toplamda günlük 3,5 ila 5,5 milyon varil arasında bir sevkiyatın mümkün olabileceğini, bunun da Hürmüz kaybının ancak dörtte birini telafi edebileceğini vurguluyor.

Mısır'dan Destek Sinyali

Krizin derinleşmesi üzerine Kahire yönetimi de devreye girdi. Mısır Petrol ve Maden Kaynakları Bakanlığı, Suudi Arabistan petrolünün Kızıldeniz üzerinden Akdeniz'e ulaştırılması için günlük 2,5 milyon varil kapasiteli Süveyş-Akdeniz Boru Hattı'nı (SUMED) kullanıma sunmaya hazır olduklarını bildirdi. Ancak bu seçeneğin kullanılabilmesi için petrolün öncelikle Kızıldeniz kıyısına güvenli bir şekilde ulaştırılması gerekiyor.

LNG Piyasasında Çaresizlik Hakim

Petrol tarafında kısıtlı da olsa alternatifler konuşulurken, Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) piyasasında durum çok daha vahim. Dünyanın en büyük LNG ihracatçılarından Katar, sevkiyatının tamamına yakınını Hürmüz üzerinden gerçekleştiriyor.

Katar'ın yıllık 112 milyar metreküpü aşan LNG ihracatının yüzde 90'dan fazlası Asya pazarına gidiyor. Enerji uzmanları, doğal gaz ticareti için bölgede şu an hiçbir alternatif güzergah bulunmadığını, krizin uzaması halinde küresel gaz fiyatlarında şok dalgalanmalar yaşanabileceğini belirtiyor.

Güvenlik Riskleri Sürüyor

Alternatif rotalar masada olsa da güvenlik endişeleri devam ediyor. Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz hattına yönelmesi, gemilerin bu kez de güneydeki Bab el-Mandeb Boğazı ve çevresindeki tehditlerle yüzleşmesi anlamına geliyor. Ayrıca çatışmaların yayılması durumunda, boru hatlarının kendisinin de saldırıların hedefi olabileceği uyarısı yapılıyor.

Enerji analistleri, mevcut "baypas" sistemlerinin kısa vadeli şokları yumuşatabileceğini ancak Hürmüz Boğazı'nın yerini tutmasının teknik ve lojistik açıdan imkansız olduğu görüşünde birleşiyor.