Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, görevlerini ifa ettikleri sırada İsrail güçleri tarafından gözaltına alınan Türk gazetecilerin derhal serbest bırakılması çağrısında bulunarak, basın özgürlüğüne yönelik bu müdahalenin kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Kudüs'te görev yapan Türk basın mensuplarının İsrail güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınmasına sert tepki gösterdi. Bölgedeki gelişmeleri dünya kamuoyuna duyurmak amacıyla sahada bulunan gazetecilerin hedef alınmasının, İsrail yönetiminin basın özgürlüğüne ve haber alma hakkına vurduğu yeni bir darbe olduğunu belirten Duran, söz konusu eylemi "hukuk tanımazlık" olarak nitelendirdi.
"Hakikati Gizleme Çabası"
Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada olayın detaylarına değinen İletişim Başkanı Duran, gazetecilerin mesleklerini icra ederken hedef alınmaları ve özgürlüklerinden mahrum bırakılmalarının uluslararası normlara aykırı olduğunu ifade etti. Duran, İsrail'in sahadaki gerçeklerin uluslararası kamuoyu tarafından görülmesini engellemek adına sistematik bir yıldırma politikası izlediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bölgedeki insanlık dramını ve yaşanan hak ihlallerini belgelemekten başka bir amacı olmayan basın mensuplarımızın görev başında alıkonulması, İsrail'in hakikati gizleme çabasının açık bir göstergesidir. Gazetecilik suç değildir; aksine, çatışma bölgelerinde gerçeğin şahidi olmak, kamuoyunun haber alma hakkının teminatıdır."
Derhal Serbest Bırakılma Çağrısı
İletişim Başkanlığı, gözaltına alınan gazetecilerin durumunu yakından takip ettiklerini ve ilgili makamlarla temas halinde olduklarını bildirdi. Duran, İsrail makamlarına çağrıda bulunarak, keyfi uygulamalara son verilmesini ve gözaltındaki Türk gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını talep etti.
Uluslararası basın meslek örgütlerini ve insan hakları kuruluşlarını da göreve çağıran Duran, İsrail'in gazetecilere yönelik artan baskılarına karşı küresel bir tepki verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Açıklamada, Türkiye'nin sahadaki basın emekçilerinin güvenliğini ve haklarını korumak için her türlü diplomatik girişimi sürdüreceği vurgulandı.
Bu son olay, bölgede görev yapan uluslararası medya temsilcilerine yönelik engelleme, ekipmanlara el koyma ve fiziki müdahale zincirinin son halkası olarak kayıtlara geçti. Türkiye, basın mensuplarına yönelik her türlü şiddet ve baskı eyleminin karşısında durmaya devam edeceğini bir kez daha teyit etti.