Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul'da düzenlenen bir forumda küresel iletişimdeki yapısal değişime dikkat çekerek, sahte içerikler ve örgütlü propagandaların günümüz krizlerinde yeni cephe hatlarını oluşturduğunu, teyit edilmiş bilgiye dayalı bir enformasyon sisteminin şart olduğunu vurguladı.
İstanbul Ataköy'de gerçekleştirilen "Muslim Impact Forum 2026" kapsamında katılımcılara hitap eden Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, küresel sistemin ve iletişimin içinden geçtiği dönüşüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dünyada artan savaşların, salgınların ve uluslararası kurumlara duyulan güvensizliğin insanlığı kritik bir eşiğe taşıdığını belirten Duran, mevcut uluslararası yapıların geleceğe dair yapıcı bir vizyon sunamadığının altını çizdi.
İletişim teknolojilerindeki hıza ve erişim kapasitesine değinen Duran, insanlığın artık "İletişim Çağı"nı geride bırakarak bir "Anlatı Çağı"na girdiğini ifade etti. Bu yeni dönemde küresel rekabetin, yalnızca mesaj iletmekten ziyade gerçekliklerin nasıl çerçevelendiği ve küresel kamuoyuna nasıl kabul ettirildiği üzerinden şekillendiğine işaret edildi.
Uluslararası sistemdeki belirsizliklerle birlikte çatışmaların doğasının da bütünüyle değiştiğine dikkat çeken Duran, modern savaşların artık yalnızca cephede değil; zihinlerde, ekranlarda ve algılar üzerinden yürütüldüğünü belirtti. Sahte videoların, manipüle edilmiş içeriklerin ve sistematik dezenformasyon ağlarının günümüzün yeni cephelerini oluşturduğunu hatırlatan İletişim Başkanı, doğru, teyit edilmiş ve güvenilir bilgiye dayalı bir enformasyon ekosistemi kurmayı Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak en öncelikli hedefleri arasına aldıklarını kaydetti.
Konuşmasında uluslararası düzenin inşasında İslam dünyasının tarihsel konumuna da değinen Duran, yaklaşık seksen yıl önce kurulan mevcut sistemde Müslüman toplumların "norm koyucu" olamadığını, aksine konulan normları benimsemek zorunda bırakıldığını hatırlattı. Batı merkezci yaklaşımların ve İslamofobik ön yargıların aşılması gerektiğini vurgulayan Duran, sivil toplum, akademi ve devlet kademelerinin dezenformasyona karşı ortak bir çaba sergilemesi gerektiğini savundu.
Dijital okuryazarlığın günümüzde bir zorunluluk haline geldiğini ifade eden Duran, "Kendi hikayemizi anlatamazsak, başkaları bizim adımıza anlatmaya devam edecektir. Hikayemizi başkaları anlatırsa dünyadaki yerimizi de onlar tanımlayacaktır. Bu nedenle kendi anlatımıza sahip çıkmalı ve dünyadaki hak ettiğimiz yeri kendi şartlarımızla teminat altına almalıyız." uyarısında bulundu.