Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın askerlerle iftar programında verdiği mesajların, Türkiye’nin yalnızca bugünkü güvenlik politikalarını değil, gelecek nesillere bırakılacak tam bağımsız devlet vizyonunu da temsil ettiğini belirtti.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Mehmetçik ile iftar" programında gerçekleştirdiği konuşmaya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Duran, Erdoğan’ın verdiği mesajların Türkiye’nin artan bölgesel risklere karşı geliştirdiği güvenlik doktrininin ve stratejik vizyonunun bir özeti niteliğinde olduğunu vurguladı.
"Hem Kararlılığın Hem de Öz Güvenin İfadesi"
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan "caydırıcılık" kavramına dikkat çekti. Duran, Erdoğan’ın geçmişten bugüne uzanan mücadele ruhuna atıfta bulunarak, bu coğrafyada huzur içinde yaşamanın temel şartının güçlü bir askeri ve siyasi caydırıcılık olduğunu belirttiğini hatırlattı.
Duran, Erdoğan’ın sözlerini şu ifadelerle değerlendirdi: "Cumhurbaşkanımızın ifadeleri, hem kararlılığın hem de öz güvenin ifadesidir. Bu yaklaşım, sadece bugünün politikası değil, aynı zamanda Türkiye'nin gelecek kuşaklara bırakmak istediği güçlü ve bağımsız devlet vizyonunun da temelini oluşturmaktadır."
"Sahada İnisiyatif Alan Türkiye"
İletişim Başkanı, Türkiye’nin çevresindeki ateş çemberine, artan risk ve belirsizliklere rağmen istikrarını koruyabilmesini, "milli karakterin ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gücünün bir sonucu" olarak nitelendirdi.
Son 23 yılda savunma sanayii ve diplomasi alanında atılan adımların, Türkiye’nin güvenlik kapasitesini yeni bir boyuta taşıdığını belirten Duran, ülkenin uluslararası konumuna dair şu tespitte bulundu:
"Cumhurbaşkanımızın sözleri, Türkiye'nin artık savunmada değil, stratejik dengeyi kuran, gerektiğinde sahada inisiyatif alan bir ülke konumuna geldiğini hatırlatmaktadır. 'Türkiye Yüzyılı' hedefi de bu bakış açısının en güçlü yansımasıdır."
Duran, maruz kalınan tüm engellemelere rağmen Türkiye’nin diplomatik etkisini ve güvenlik kapasitesini artırmaya devam ettiğinin altını çizdi.