Uluslararası Para Fonu (IMF) Sözcüsü Julie Kozack, ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikası iletişim yöntemlerini değerlendirme sürecine ilişkin banka yönetimiyle bir araya gelmek istediklerini açıkladı.
IMF Sözcüsü Julie Kozack, Washington’da düzenlediği basın toplantısında küresel ekonomideki son gelişmeleri değerlendirirken, Fed’in faiz kararları ve ileriye dönük yönlendirmeler de dahil olmak üzere iletişim stratejilerinde yapmayı planladığı olası değişiklikleri yakından takip ettiklerini bildirdi. Kozack, bu çerçevede oluşturulan çalışma grubunun bulgularını ele almak üzere Fed yetkilileriyle görüşmeyi beklediklerini ifade etti.
Merkez bankalarının para politikası iletişiminde sıklıkla kullandığı "ileriye dönük yönlendirme" (forward guidance) aracına değinen Kozack, bu yöntemin geçmişte önemli faydalar sağladığını belirtti. Özellikle küresel finansal krizin ardından politika faizlerinin sıfır seviyesine yakın seyrettiği dönemde bu aracın stratejik bir rol oynadığını hatırlatan Kozack, değişen ekonomik koşullar altında iletişim yöntemlerinin yeniden değerlendirilmesinin son derece doğal bir süreç olduğunu vurguladı.
Fed bünyesinde iletişim stratejilerini detaylıca incelemek amacıyla bir çalışma grubu kurulmasının gündeme geldiğini belirten Kozack, "Bu çalışma grubunun elde edeceği bulgular ve iletişimin yeni şartlara nasıl uyarlanabileceği yönündeki düşünceler hakkında kendileriyle görüşmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz" dedi.
Toplantıda küresel ekonominin genel görünümüne de değinen IMF Sözcüsü, dünya ekonomisinin Orta Doğu’daki çatışmaların yarattığı jeopolitik şoklar başta olmak üzere pek çok olumsuzluğa rağmen dirençli bir yapı sergilediğini aktardı. Belirsizlik ortamının önümüzdeki süreçte de yüksek kalmaya devam edeceğini öngördüklerini dile getiren Kozack, küresel ekonomiyi farklı yönlere çeken iki büyük gücün varlığına dikkat çekti.
Kozack, bir tarafta savaşların tetiklediği ve başta enerji, gıda ile gübre olmak üzere emtia fiyatlarında artışa yol açan negatif arz şoklarının bulunduğunu, diğer tarafta ise yapay zeka yatırımları ve teknoloji döngüsünün tetiklediği talep ile verimlilik artışı kaynaklı pozitif şokların yaşandığını belirtti. Sözcü, bu iki zıt gücün yarattığı dengenin küresel ekonomideki genel direnci desteklediğini sözlerine ekledi.