İslam karşıtı açıklamaları ve Kur'an-ı Kerim'e yönelik provokatif eylemleriyle bilinen ABD'li siyasetçi Valentina Gomez'in, Londra'da düzenlenecek aşırı sağcı bir yürüyüşe katılmak üzere aldığı ülkeye giriş izni İçişleri Bakanlığı tarafından iptal edildi.
İngiltere İçişleri Bakanlığı, mayıs ayında başkent Londra'da organize edilecek aşırı sağcı bir gösteriye katılmayı planlayan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) vatandaşı Valentina Gomez'in ülkeye giriş iznini geri aldı. Geçmişte İslam karşıtı söylemleri ve Kur'an-ı Kerim'i hedef alan provokatif eylemleriyle tanınan Gomez'in İngiltere'ye girişine, toplum düzeni ve kamu yararı gözetilerek onay verilmedi.
İngiltere İçişleri Bakanı Shabana Mahmood'un talimatıyla alınan kararın temel gerekçesinde, Gomez'in ülkede bulunmasının "kamu yararına olmayacağı" vurgulandı. Söz konusu iptal kararı, Gomez'in ülkeye giriş başvurusunun başlangıçta kabul edildiğini açıklamasının ardından İngiltere'deki çeşitli sivil toplum kuruluşlarının gösterdiği sert tepkiler üzerine geldi. Aralarında Britanya Müslüman Konseyinin ve İşçi Partisi bünyesindeki Müslüman siyasetçilerin de bulunduğu gruplar, durumun gözden geçirilmesi ve vizenin iptal edilmesi için İçişleri Bakanlığına resmi başvuruda bulunmuştu.
Kolombiya doğumlu olan ve daha önce ABD'nin Missouri ile Texas eyaletlerinde valilik yarışına giren ancak seçilemeyen Gomez, İngiltere'ye giderek 16 Mayıs'ta Londra'da gerçekleştirilmesi planlanan bir eyleme katılacağını sosyal medya üzerinden duyurmuştu. "Krallığı Birleştir" (Unite the Kingdom) adı altında organize edilen bu yürüyüşe, İngiltere'de aşırı sağcı görüşleri ve eylemleriyle bilinen Stephen Yaxley-Lennon (kamuoyunda bilinen adıyla Tommy Robinson) öncülük ediyor.
Gomez'in ülkeye giriş izninin iptal edilmesi, İngiltere İçişleri Bakanlığının son dönemde aldığı benzer nitelikteki kararları da yeniden gündeme getirdi. Bakanlık, geçtiğimiz haftalarda ABD'li rap müzisyeni Kanye West'in de geçmişte yaptığı Nazi yanlısı sosyal medya paylaşımları nedeniyle İngiltere'ye girişine izin verilmeyeceğini duyurmuştu. Son karar, İngiliz hükümetinin aşırı sağcı, kutuplaştırıcı ve provokatif figürlerin ülke sınırları içindeki faaliyetlerine müsamaha göstermeyeceğine yönelik bir adım olarak kaydedildi.