15 Temmuz 2026 Çarşamba
Haber

İsrail’de Askeri Sansür Kıskacı: 2025 Yılında 5 Binden Fazla Haber Engellendi

İsrail ordusuna bağlı askeri sansür makamının, 2025 yılında 5 binden fazla haberi tamamen yasakladığı veya içeriğine müdahale ederek sansürlediği ortaya çıktı. Ülkede son dönemde tırmanan medya baskısı, uluslararası basın özgürlüğü endeksindeki gerilemeyi de gözler önüne seriyor.

Paylaş:
İsrail’de Askeri Sansür Kıskacı: 2025 Yılında 5 Binden Fazla Haber Engellendi

İsrail ordusuna bağlı askeri sansür makamının, 2025 yılında 5 binden fazla haberi tamamen yasakladığı veya içeriğine müdahale ederek sansürlediği ortaya çıktı. Ülkede son dönemde tırmanan medya baskısı, uluslararası basın özgürlüğü endeksindeki gerilemeyi de gözler önüne seriyor.

İsrail merkezli yayın organı +972 Magazine tarafından paylaşılan askeri sansür verilerine göre, İsrail ordusu 2025 yılında medyaya yönelik müdahalelerini en üst seviyede tutmaya devam etti. Güvenlik gerekçesiyle uygulanan sansür mekanizması, özellikle bölgedeki çatışmaların ve askeri hareketliliğin yoğunlaştığı dönemlerde günde ortalama 15 kez haber akışını engelledi.

Açıklanan resmi verilere göre, 2025 yılında İsrail ordusunun onayına sunulan haber sayısı 17 bin 176 olarak kayıtlara geçti. Yapılan incelemeler neticesinde askeri sansür makamı, 753 haberi tamamen yasaklarken, 4 bin 974 haberin ise içeriğini değiştirerek ya da kırparak yayınlanmasına izin verdi.

Son 15 Yılın En Ağır İkinci Sansür Dönemi

Medyaya yönelik baskıların zirve yaptığı 2024 yılında, ordu denetimine gönderilen 20 bin 770 haberden 1635’i tamamen yasaklanmış, 6 bin 265’i ise sansürlenmişti. 2025 verileri, bir önceki yılın rekor rakamlarına göre kısmi bir düşüş gösterse de, son 15 yılın en ağır ikinci sansür yılı olarak tarihe geçti.

İsrail yasaları uyarınca, askeri ya da ulusal güvenliği ilgilendiren her türlü gelişmenin yayınlanmadan önce sansür makamının onayına sunulması zorunlu kılınıyor. Gizli silah anlaşmalarından askeri birliklerin konumlarına, füze düşen bölgelerden idari gözaltılara kadar geniş bir kapsama yayılan bu denetim, medya organlarının üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Kurallara uymayan yayın organları; kapatılma, faaliyet durdurma, para cezası ve gazetecilere dava açılması gibi ağır cezalarla karşı karşıya kalıyor.

"Çifte Standart" Tartışmaları ve Siyasi Etki

Sansür mekanizmasının başındaki isimlerin siyasi ve bürokratik bağlantıları da ülkede tartışma konusu olmaya devam ediyor. Nisan 2025’e kadar görev yapan eski Sansür Şefi Tuğgeneral Kobi Mandelblit ile halefi Netanel Kula’nın aşırı sağcı ve dini-siyonist çizgiye yakın hukuk bürokratlarının akrabaları olması, müdahalelerin tarafsızlığına gölge düşürüyor.

Nitekim Başbakan Binyamin Netanyahu’ya yakınlığıyla bilinen Kanal 14’ün hassas askeri planları yayınlamasına rağmen ceza almaması çifte standart iddialarını güçlendiriyor. Diğer yandan, Başbakan’ın oğlunun yurt dışındaki gizli mülk alımlarına dair haberlerin sansür makamı tarafından engellenmeye çalışılması ancak daha sonra basına sızması sansürün sınırlarını yeniden tartışmaya açtı.

Can Güvenliği Tehdit Altında

Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün uluslararası basın özgürlüğü endeksinde 180 ülke arasında 116. sıraya kadar gerileyen İsrail’de, gazetecilerin karşılaştığı tek zorluk idari engeller değil. Ekim 2023’ten bu yana Gazze, Lübnan, Yemen ve İran’da görev yapan 250’den fazla gazeteci İsrail ordusunun saldırılarında hayatını kaybetti. İşgal altındaki Batı Şeria’da ise sahada çalışan muhabirler darp, tutuklama ve gözaltı süreçlerinde kötü muameleye maruz kalıyor.

Askeri sansürün yanı sıra, İsrail’deki ana akım medyanın Gazze’deki insani krizi ve sivil ölümlerini kendi tercihleriyle görmezden gelerek uyguladığı "oto sansür" de ülkedeki haber alma özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biri olarak değerlendiriliyor.