6 Mart 2026 Cuma
Haber

İsrail'den El Halil'de İbadet Engeli: Ramazan'ın Üçüncü Cumasında Harem-i İbrahim'e Girişler Kısıtlandı

İsrail güçleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde bulunan Harem-i İbrahim Camisi'nde Ramazan ayının üçüncü cuma namazını kılmak isteyen Filistinlilere yönelik sıkı kısıtlamalar uyguladı.

Paylaş:
İsrail'den El Halil'de İbadet Engeli: Ramazan'ın Üçüncü Cumasında Harem-i İbrahim'e Girişler Kısıtlandı

İsrail güçleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde bulunan Harem-i İbrahim Camisi'nde Ramazan ayının üçüncü cuma namazını kılmak isteyen Filistinlilere yönelik sıkı kısıtlamalar uyguladı.

İsrail ordusu, Ramazan ayının üçüncü cuma gününde de Batı Şeria’nın El Halil kentindeki tarihi Harem-i İbrahim Camisi çevresinde güvenlik önlemlerini artırarak Filistinlilerin ibadet özgürlüğüne yönelik yeni kısıtlamalar getirdi. Bölgeden gelen bilgilere göre, cuma namazı için camiye ulaşmaya çalışan çok sayıda Filistinli, İsrail askerleri tarafından kurulan kontrol noktalarında durduruldu.

Cami çevresinde konuşlanan İsrail askerleri, ibadet için gelenlerin kimliklerini tek tek kontrol ederken, belirli yaş gruplarının ve bazı bölgelerden gelenlerin geçişine izin vermedi. Harem-i İbrahim’in giriş kapılarına bariyerler kuran askerler, camiye girmek isteyen kalabalığı dağıtmak ve girişi zorlaştırmak amacıyla yoğun güvenlik tedbirleri uyguladı. Bu engellemeler nedeniyle çok sayıda Filistinli, cuma namazını cami avlusunda veya kontrol noktalarının yakınındaki açık alanlarda kılmak zorunda kaldı.

El Halil Vakıflar Müdürlüğü yetkilileri, İsrail’in bu tür uygulamalarının sistematik hale geldiğini ve özellikle Ramazan ayında ibadet yoğunluğunun arttığı dönemlerde bilinçli olarak zorluk çıkarıldığını belirtti. Harem-i İbrahim Camisi'nin Müslümanlar için kutsal bir mekan olduğuna dikkat çeken yetkililer, İsrail'in askeri varlığını artırarak caminin İslami kimliğini zedelemeye çalıştığını ve Filistinlilerin buradaki varlığını azaltmayı hedeflediğini vurguladı.

Caminin bulunduğu Eski Şehir bölgesi, sık sık İsrail ordusunun benzer uygulamalarına sahne oluyor. İsrail yönetimi, güvenlik gerekçelerini öne sürerek camiye girişleri kısıtlarken, bölgedeki yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin provokatif eylemlerine ise sıklıkla göz yumuluyor. Harem-i İbrahim Camisi, 1994 yılında bir Yahudi yerleşimcinin gerçekleştirdiği ve 29 Filistinlinin hayatını kaybettiği katliamın ardından, alanın büyük bir kısmı sinagoga çevrilerek ikiye bölünmüştü. O tarihten bu yana cami çevresindeki askeri denetimler ve ibadet kısıtlamaları, Filistinlilerin günlük yaşamının bir parçası haline gelmiş durumda.

Bugün yaşanan kısıtlamalar, bölgedeki tansiyonu yeniden yükseltirken, Filistinli gruplar ve sivil toplum kuruluşları, uluslararası toplumun ibadet özgürlüğüne yönelik bu ihlallere karşı sessiz kalmaması çağrısında bulundu.