15 Temmuz 2026 Çarşamba
Haber

İsrail’den Gazze’deki Tehcir Planına Yeni İsim: "Gönüllü Göç" Gitti, "Serbest Hareket" Geldi

Uluslararası tepkiler ve diplomatik tıkanıklık nedeniyle Gazze’deki Filistinlileri bölgeden uzaklaştırma planını revize eden İsrail yönetimi, "gönüllü göç" ifadesini bırakarak "serbest hareket planı" terimini kullanma kararı aldı.

Paylaş:
İsrail’den Gazze’deki Tehcir Planına Yeni İsim: "Gönüllü Göç" Gitti, "Serbest Hareket" Geldi

Uluslararası tepkiler ve diplomatik tıkanıklık nedeniyle Gazze’deki Filistinlileri bölgeden uzaklaştırma planını revize eden İsrail yönetimi, "gönüllü göç" ifadesini bırakarak "serbest hareket planı" terimini kullanma kararı aldı.

İsrail’deki siyasi ve güvenlik organlarının, Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin bölgeden uzaklaştırılmasını öngören tehcir planlarında kullandığı "gönüllü göç" ifadesini değiştirme kararı aldığı bildirildi. Uluslararası kamuoyunda oluşan sert tepkileri azaltmayı ve diplomatik destek sağlamayı hedefleyen İsrail yönetiminin, bu girişimi bundan sonra "serbest hareket planı" adı altında yürüteceği belirtildi.

İsrail merkezli Kanal 13 televizyonunun haberine göre, ülkedeki güvenlik ve istihbarat kurumları da dahil olmak üzere ilgili tüm birimlere, söz konusu planın uluslararası arenada daha kabul edilebilir bir diplomatik dille sunulması talimatı iletildi. Kararın, önceki isimlendirmenin "zorunlu göç ettirme" (transfer) propagandası olarak algılanması ve dünya genelinde sert eleştirilere yol açmasının ardından alındığı aktarıldı.

Haberde, şimdiye kadar "gönüllü göç" başlığı altında yürütülen girişimlerin diplomatik olarak başarısızlığa uğradığı vurgulandı. Birçok ülkenin, "zorunlu göç" eleştirileri nedeniyle İsrail ile işbirliği yapmaktan ve Gazze'den gelecek Filistinlileri kabul etmekten kaçındığı belirtildi. İsrailli kaynaklar, terminoloji değişikliğinin muhatap ülkelerin tutumlarını yumuşatabileceğini ve sekteye uğrayan tehcir planını yeniden canlandırabileceğini öngörüyor.

Kanal 13'e konuşan üst düzey bir İsrailli yetkili, Hamas'ın Gazze Şeridi'ndeki varlığının sürdüğünü ifade ederek, İsrail'in bölgedeki mümkün olan en fazla sayıda Filistinliyi ayrılmaya teşvik etmeyi amaçladığını söyledi. Yetkili, nüfusun azaltılmasının Gazze'de gelecekte kurulacak yeni düzenlemeleri kolaylaştıracağını savundu.

İsrail basınına yansıyan diğer bilgilere göre, Tel Aviv yönetimi aylardır Gazze’den nüfusu kabul edecek ülkeler bulmak için diplomatik arayış içindeydi. Nisan ayında Başbakan Binyamin Netanyahu'nun uluslararası ilişkiler danışmanı Caroline Glick'in bu planı yürütmekle görevlendirildiği, bu kapsamda Somaliland ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti gibi taraflarla temas kurulduğu ancak görüşmelerin sonuçsuz kaldığı kaydedilmişti. Benzer şekilde, Aralık 2025'te de güvenlik birimlerinin sunduğu kara, deniz ve hava yoluyla tahliye planları, hiçbir ülkeyle anlaşma sağlanamadığı için hayata geçirilememişti.

Savunma Bakanı Yisrail Katz da geçtiğimiz Mayıs ayında yaptığı açıklamada, uluslararası toplumun ve Arap dünyasının tüm itirazlarına rağmen bu planı uygulamaya bağlı olduklarını, sürecin "doğru zamanda ve doğru yöntemle" gerçekleştirileceğini söylemişti. İsrail'in Gazze'deki yoğun bombardımanları, sivil altyapının imhası ve uygulanan sıkı abluka, Filistinli ve uluslararası yetkililer tarafından Gazze'nin kasıtlı olarak yaşanamaz hale getirilmesi ve tehcirin zeminini hazırlama çabası olarak nitelendiriliyor.