1 Mayıs 2026 Cuma
Haber

İsrail'in Harem-i İbrahim Camisi'ndeki Uygulamalarına Tepki: "İslami Kimlik Hedef Alınıyor"

İşgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde yer alan tarihi Harem-i İbrahim Camisi'nin Müdürü Ebu Senine, İsrail makamlarının cami içindeki Hazreti Yakup türbesinin üzerini örtmesinin yapının İslami kimliğini değiştirmeye yönelik bir adım olduğunu ifade etti.

Paylaş:
İsrail'in Harem-i İbrahim Camisi'ndeki Uygulamalarına Tepki: "İslami Kimlik Hedef Alınıyor"

İşgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde yer alan tarihi Harem-i İbrahim Camisi'nin Müdürü Ebu Senine, İsrail makamlarının cami içindeki Hazreti Yakup türbesinin üzerini örtmesinin yapının İslami kimliğini değiştirmeye yönelik bir adım olduğunu ifade etti.

Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil kentinde bulunan ve hem Müslümanlar hem de Yahudiler için büyük bir dini öneme sahip olan Harem-i İbrahim Camisi'nde yaşanan son fiziki müdahaleler tepkilere neden oldu. Harem-i İbrahim Camisi Müdürü Ebu Senine, İsrail makamlarının ibadethane içindeki Hazreti Yakup türbesinin üzerini örtmesinin, mekanın tarihi ve dini dokusuna yönelik açık bir müdahale olduğunu kaydetti.

Ebu Senine tarafından yapılan açıklamada, söz konusu uygulamanın anlık bir karar olmadığı, aksine İsrail'in Harem-i İbrahim'in İslami kimliğini ve tarihi statükosunu kademeli olarak değiştirme stratejisinin bir parçası olduğu vurgulandı. Türbenin üzerinin örtülmesinin, ibadethanenin asli ve tarihi unsurlarını gizlemeye yönelik olduğu ifade edilirken, bu tür adımların Filistinlilerin dini özgürlüklerini kısıtladığına dikkat çekildi.

Harem-i İbrahim Camisi, 1994 yılında ibadet eden 29 Filistinlinin hayatını kaybettiği katliamın ardından İsrail makamları tarafından Müslümanlar ve Yahudiler arasında fiziksel ve idari olarak ikiye bölünmüştü. O tarihten bu yana camideki güvenlik uygulamaları, giriş çıkış kısıtlamaları ve mekana yönelik fiziki müdahaleler bölgede sık sık tansiyonun yükselmesine neden oluyor.

Cami idaresi, kutsal mekanların uluslararası hukuk ve anlaşmalarla güvence altına alınmış olan statükosunun korunması gerektiğini belirterek, bu tür ihlallerin durdurulması için uluslararası kurumlara ve insan hakları örgütlerine çağrıda bulundu. İslami vakıflar ve yerel yetkililer, Harem-i İbrahim'in tarihi aidiyetinin ve İslami karakterinin muhafaza edilmesi konusundaki hassasiyetlerini koruduklarını altını çiziyor.