1 Mayıs 2026 Cuma
Haber

İsrail'in İşgal Altındaki Topraklarda Hristiyanlara ve Kutsal Mekanlarına Yönelik Saldırıları Artıyor

İşgal altındaki Filistin topraklarında ve Lübnan'ın güneyinde, radikal Yahudiler ve İsrail güvenlik güçleri tarafından Hristiyan topluluklara, din görevlilerine ve ibadethanelere yönelik gerçekleştirilen saldırılarda ciddi bir tırmanış yaşanıyor.

Paylaş:
İsrail'in İşgal Altındaki Topraklarda Hristiyanlara ve Kutsal Mekanlarına Yönelik Saldırıları Artıyor

İşgal altındaki Filistin topraklarında ve Lübnan'ın güneyinde, radikal Yahudiler ve İsrail güvenlik güçleri tarafından Hristiyan topluluklara, din görevlilerine ve ibadethanelere yönelik gerçekleştirilen saldırılarda ciddi bir tırmanış yaşanıyor.

İşgal altındaki Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Gazze'nin yanı sıra Lübnan'ın güneyinde de Hristiyanlar ve Hristiyanlığa ait kutsal mekanlar, fanatik Yahudiler ve İsrail güçlerinin sistematik hedefi haline gelmiş durumda. Kudüs'te din görevlilerine yönelik fiziki saldırılar ve ibadethanelere yapılan saygısızlıklar uluslararası tepkilere neden olurken, şiddet olaylarının büyük bir çoğunluğunun cezasız kalması endişeleri artırıyor.

Son dönemde yaşanan olaylar arasında, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Kudüs Fransız İncil ve Arkeoloji Okulu'nda görevli 36 yaşındaki bir Fransız rahibenin radikal bir Yahudi tarafından darbedilmesi dikkat çekti. Rahibeyi arkasından iterek yere düşüren ve ardından tekmeleyen saldırganın, İsrail polisi tarafından ırkçı motivasyon şüphesiyle gözaltına alındığı bildirildi. Benzer şekilde, Doğu Kudüs'teki Aziz Yakup Katedrali'nin kapısına tüküren ve hakaret içerikli el hareketleri yapan bir başka fanatik Yahudinin görüntüleri de güvenlik kameralarına yansıdı.

Lübnan'ın güneyindeki Deyr Seryan beldesinde ise bir İsrail askerinin Hazreti İsa'yı simgeleyen bir heykeli baltayla parçaladığı görüntülerin ortaya çıkması, bölgedeki gerilimi farklı bir boyuta taşıdı.

Hedefteki Şehir: Doğu Kudüs

Kudüs merkezli Rossing Eğitim ve Diyalog Merkezi'nin verilerine göre, İsraillilerin Hristiyanlara yönelik saldırılarında endişe verici bir artış kaydedildi. 2024 yılında 157 olarak kayıtlara geçen saldırı sayısı, 2025'te 180'i aşarak yüzde 63 oranında bir artış gösterdi. Saldırıların yüzde 83'ü Doğu Kudüs'te gerçekleşirken, özellikle Ermeni Mahallesi ve Ermeni Patrikhanesi bu olayların merkezinde yer alıyor.

Hristiyan din görevlilerine ve hacılara yönelik en yaygın taciz biçimi, vakaların yüzde 60'ını oluşturan "tükürme" eylemi. Bunu yüzde 18 ile hakaret ve tehdit, yüzde 12 ile dini sembollere zarar verme olayları izliyor. Darp, itme ve biber gazı kullanımı gibi fiziksel şiddet vakalarının sayısı ise 2025 yılında 61'i geçmiş durumda. Ancak birçok mağdurun, cezasızlık politikaları ve daha fazla şiddete maruz kalma korkusuyla olayları resmi makamlara bildirmediği ifade ediliyor. İsrail medyasında yer alan raporlar da, kilise ve camilere yönelik nefret suçu soruşturmalarının büyük kısmının failler bulunamadan kapatıldığını doğruluyor.

Gazze'de Yıkılan Kiliseler

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne yönelik yürüttüğü askeri operasyonlarda Hristiyan mirası da ağır yara aldı. Bölgedeki en eski kiliselerden biri olan ve 5. yüzyılda inşa edilen Aziz Porphyrius Rum Ortodoks Kilisesi, sığınmacıların bulunduğu sırada İsrail bombardımanına hedef oldu ve olayda 18 Hristiyan hayatını kaybetti.

Yine Gazze'de yer alan Kutsal Aile Katolik Kilisesi, Genç Hristiyanlar Birliği binası ve Filistin'deki ilk Hristiyan manastırı olarak bilinen tarihi Aziz Hilarius Manastırı da İsrail saldırılarında ağır hasar gören yapılar arasında bulunuyor. Kutsal Aile Katolik Kilisesi'ne sığınan iki sivil kadının keskin nişancılar tarafından hedef alınarak öldürülmesi, sivil ölümlerin geldiği boyutu gözler önüne sermişti.

İbadet Özgürlüğüne Yönelik Engellemeler

Fiziki ve sözlü saldırıların yanı sıra, Hristiyanların en kutsal günlerinde ibadet özgürlükleri de sık sık İsrail güçleri tarafından kısıtlanıyor. Kudüs'teki Kıyamet Kilisesi'nde düzenlenen Kutsal Cumartesi ve Palmiye Pazarı gibi ayinlere katılmak isteyen Hristiyan din adamları ve cemaat mensupları düzenli olarak polis engeliyle karşılaşıyor. Olaylara tepki gösteren Filistinli Hristiyan izci gruplarının şiddet kullanılarak gözaltına alınması, dini özgürlüklere yönelik sistematik baskının bir diğer boyutunu oluşturuyor.