ABD Başkanı Donald Trump'ın temsilcilerinden Paolo Zampolli'nin, 2026 FIFA Dünya Kupası'na İran'ın yerine İtalya'nın dahil edilmesi yönündeki önerisi İtalyan spor kamuoyunda destek bulmadı. Çizme'nin önde gelen spor yazarları, sahada kaybedilen hakkın masa başında kazanılması fikrine kesin bir dille karşı çıkıyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İtalyan asıllı özel temsilcisi Paolo Zampolli tarafından ortaya atılan, ABD, Kanada ve Meksika'nın ortaklaşa düzenleyeceği 2026 FIFA Dünya Kupası'nda İran'ın men edilerek yerine İtalya'nın alınması fikri, İtalyan spor medyasında karşılık bulmadı. Avrupa Elemeleri play-off turunda turnuvaya veda eden İtalya'da, ülkenin önde gelen spor yazarları bu senaryoyu "sportmenlik dışı" ve "temelsiz" olarak nitelendiriyor.
İtalya, 31 Mart'ta Bosna Hersek'e karşı deplasmanda oynadığı play-off finalini kaybederek üst üste üçüncü kez Dünya Kupası finallerine katılma şansını yitirmiş ve bu durum ülkede büyük bir sportif kaosa yol açmıştı. Yaşanan ağır başarısızlığın ardından İtalya Futbol Federasyonu Başkanı Gabriele Gravina ve Milli Takım Teknik Direktörü Gennaro Gattuso görevlerinden istifa etmişti. İtalyan futbolunun yönetimsel bir krizden geçtiği bu dönemde gündeme gelen "turnuvaya davet" teklifi, ülkedeki spor otoriteleri tarafından etik dışı bulunuyor.
Ülkenin saygın spor gazetelerinden Corriere dello Sport'un Genel Yayın Yönetmeni Ivan Zazzaroni, söz konusu öneriyi "kocaman bir saçmalık" ve tamamen asılsız bir girişim olarak değerlendirdi. Fikrin ciddiye alınmaması gerektiğini vurgulayan Zazzaroni, "Elemeleri geçemedik, elendik ve bitti. Bugün elimizde turnuvaya katılmak için hiçbir hak edilmiş gerekçe yok. İtalya'nın ya da başka herhangi bir kıtadan takımın, sırf geçmiş başarıları nedeniyle sahada kazanamadığı bir müsabakada başkasının yerini alması ne kadar sportmenlik dışı bir hareket olacağını tahmin edebilirsiniz." ifadelerini kullandı. Zazzaroni, İtalyan futbolunun dibe vurduğunu ve masa başı çözümler aramak yerine, kurallara sadık kalarak altyapıdan itibaren yeniden inşa sürecine girilmesi gerektiğini savundu.
İtalya Spor Yazarları Derneği Başkanı Gianfranco Coppola ise spor ve siyasetin tarih boyunca kesiştiği anlar olduğuna dikkat çekerek, 1980 Moskova Olimpiyatları'ndaki siyasi boykotları örnek gösterdi. Uluslararası turnuvaların siyasi gelişmelerden etkilenebildiğini belirten Coppola, buna rağmen sportif başarıda saha sonuçlarının esas alınması gerektiğinin altını çizdi. Coppola, "Spor dünyasında söz her zaman sahaya ve müsabakayı hak ederek kazananlara bırakılmalıdır." diyerek ABD cephesinden gelen bu teklife mesafeli yaklaştı.
Uluslararası basında yer alan siyasi değerlendirmelere göre, Zampolli'nin bu sürpriz çıkışının arka planında bazı diplomatik manevralar da yatıyor. ABD Başkanı Donald Trump ile İtalya Başbakanı Giorgia Meloni arasında, Trump'ın İran politikaları bağlamında Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo'ya yönelik eleştirileri nedeniyle son dönemde yaşanan gerginliğin ardından, bu Dünya Kupası teklifinin iki ülke arasındaki ilişkileri yumuşatmaya yönelik siyasi bir adım olabileceği ifade ediliyor. Ancak İtalyan futbol kamuoyu, siyasi arenadaki bu tür jestlerin yeşil sahanın adalet duygusuyla bağdaşmadığı konusunda hemfikir görünüyor.