Uluslararası Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından yayımlanan son verilere göre, dünya genelinde incelenen 172 bin 600 canlı türünden 48 bin 600'ü aşkını nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya.
3 Mart Dünya Yaban Hayatı Günü kapsamında paylaşılan veriler, gezegenin biyoçeşitliliği üzerindeki baskının giderek arttığını ortaya koydu. Uluslararası Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği'nin (IUCN) güncellediği "Kırmızı Liste" raporları, doğal yaşamın sessizce yok oluşuna dair çarpıcı istatistikler sunuyor. Küresel çapta izlemeye alınan 172 bin 600 türden yaklaşık 48 bin 600'ünün varlığı kritik bir tehdit altında bulunuyor.
En Büyük Tehdit Altındaki Gruplar
IUCN verilerine göre, yok oluş riski canlı gruplarına göre değişiklik gösteriyor. Palmiye benzeri eski bir bitki grubu olan sikadların yüzde 71'i yok olma tehlikesiyle ilk sırada yer alıyor. Deniz ekosistemi için hayati önem taşıyan mercan resiflerinin yüzde 44'ü, amfibilerin (çift yaşamlılar) yüzde 41'i, memelilerin yüzde 26'sı ve kuş türlerinin ise yüzde 12'si nesli tükenme riski taşıyan canlılar arasında bulunuyor.
Uzmanlar, nesli tehlike altındaki türlerin sayısının her yıl bir önceki yıla göre artış gösterdiğine ve bu durumun küresel biyoçeşitlilik kaybını hızlandırdığına dikkat çekiyor.
Tıbbi ve Aromatik Bitkiler İçin Kritik Uyarı
BM Genel Kurulu kararıyla kutlanan Dünya Yaban Hayatı Günü'nün bu yılki teması, "Tıbbi ve aromatik bitkiler: Sağlığı, mirası ve geçim kaynaklarını korumak" olarak belirlendi. Yaban hayatının sadece hayvanlardan ibaret olmadığını vurgulayan bu tema, bitki türlerinin karşı karşıya olduğu tehlikelere ışık tutuyor.
Raporlara göre, yaygın olarak kullanılan tıbbi ve aromatik bitkilerin yüzde 20'den fazlası, aşırı toplama ve iklim krizi nedeniyle tükenme noktasına gelmiş durumda. IUCN Genel Direktörü Dr. Grethel Aguilar, konunun ciddiyetini şu sözlerle vurguladı: "Yok olan her bitki türüyle birlikte, belki de kansere veya gelecekteki bir salgına çare olacak bir molekülü de sonsuza dek kaybediyoruz. Doğayı korumak artık bir seçenek değil, insanlığın hayatta kalma stratejisidir."
İklim Değişikliği Tehdidi Hızlandırıyor
Raporlarda, canlı türlerinin yok olmasının ana nedenleri arasında doğal yaşam alanlarının tahribi, kirlilik ve istilacı türlerin yayılması gösterilse de, iklim değişikliği "hızlandırıcı" bir faktör olarak öne çıkıyor.
Tehlike altındaki türlerin yüzde 25'inden fazlası doğrudan iklim değişikliğinin etkilerini hissediyor. Özellikle artan deniz suyu sıcaklıkları, mercan resiflerinde kitlesel "beyazlama" ve ölümlere yol açarken; Afrika ve Avustralya gibi bölgelerde su kaynaklarının kuruması büyük memeli popülasyonlarında toplu ölümlere neden oluyor.
Hedef: 2030'a Kadar 260 Bin Tür
IUCN, biyoçeşitlilik kaybını daha net ortaya koyabilmek adına veri tabanını genişletmeyi hedefliyor. Birlik, 2030 yılına kadar en az 260 bin türü inceleyerek "Kırmızı Liste" kapsamına almayı planlıyor.
Öte yandan, doğal yaşamı tehdit eden unsurlardan biri olan yasa dışı ticaretle mücadelede teknolojinin rolüne de vurgu yapılıyor. Yasa dışı yaban hayatı ticaretinin yüzde 60'ının dijital platformlara kaydığı belirtilirken, yapay zeka ve uydu teknolojilerinin kullanımıyla siber koruma önlemlerinin artırılması gerektiği ifade ediliyor.