İklim değişikliğinin beraberinde getirdiği sel ve aşırı sıcak gibi risklere karşı kentsel direnci artırmayı hedefleyen "Toplumlar için İklim Dayanıklılığı" projesinin detayları İzmir'de kamuoyu ile paylaşıldı.
İzmir, iklim değişikliğinin yaratabileceği doğal afetler ve olağanüstü hava olaylarına karşı hazırlıklı olmak amacıyla kapsamlı bir projeye ev sahipliği yapıyor. Küresel ölçekte artan iklim risklerine karşı 2023 yılından bu yana yürütülen "Toplumlar için İklim Dayanıklılığı" projesinin tanıtım etkinliği, İzmir Tarihi Havagazı Fabrikası'nda gerçekleştirildi.
Proje; Zurich Sigorta Grubu Türkiye, Z Zurich Vakfı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Sürdürülebilir Kentler Birliği (ICLEI) işbirliğiyle hayata geçirildi. Kenti, sel ve aşırı sıcaklar başta olmak üzere iklim kaynaklı risklere karşı daha dirençli hale getirmeyi amaçlayan inisiyatif, toplumun kendi kendine yetebilme kapasitesini de geliştirmeyi hedefliyor.
Afetlere Karşı Bilinç ve Mahalle Bostanları
Projenin vizyonu hakkında bilgi veren Zurich Sigorta Grubu Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Yılmaz Yıldız, çalışmaların temelinde vatandaşların olağanüstü hava olayları ve doğal afetler anında nasıl hareket etmeleri gerektiğine dair bilinçlendirilmesinin yattığını ifade etti.
İzmir'in Türkiye'de küresel ısınma ve iklim değişikliğinden en fazla etkilenen şehirlerin başında geldiğine dikkat çeken Yıldız, projenin aynı zamanda kentsel tarımı desteklediğini vurguladı. Proje kapsamında oluşturulan "minik mahalle bostanları" sayesinde bölge halkının kendi ürünlerini yetiştirmesi ve iklim değişikliğiyle kendi başlarına baş edebilecek pratik beceriler kazanması hedefleniyor. Başarıyı yalnızca finansal sonuçlarla değerlendirmediklerini belirten Yıldız, topluma sağlanan katma değerin iş modellerinin ayrılmaz bir parçası olduğunun altını çizdi. Başarılı sonuçlar alınması halinde uygulamanın Türkiye'deki diğer şehirlere de yaygınlaştırılması planlanıyor.
"Kapsayıcı Çözümler Etkili Olabilir"
Etkinlikte söz alan ICLEI (Sürdürülebilirlik için Yerel Yönetimler) Küresel Uygulama ve İş Geliştirme Direktörü Sunandan Tiwari, yerel yönetimlerin riskleri önceden öngörebilmesinin kriz anlarında toparlanmayı hızlandırdığını aktardı. İklim eyleminin yoksulluğun azaltılması ve fırsatlara adil erişimle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Tiwari, "Çözümler ancak kapsayıcıysa, yerel gerçekliğe dayanıyorsa ve doğrudan hizmet etme amacıyla kişiler tarafından şekillendiriliyorsa gerçekten etkili olabilir." değerlendirmesini yaptı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Elvin Sönmez Güler ise yerel yönetimlerin görevinin yalnızca altyapı projeleri üretmek olmadığını, asıl sorumluluğun eşitsizlikleri azaltan ve yurttaşları sürecin öznesi haline getiren dayanışma odaklı bir iklim politikası kurmak olduğunu ifade etti.
Proje Koordinatörü Nida Bilgen'in şu ana dek elde edilen sonuçlara dair verileri paylaştığı tanıtım programı, somut bir adımla taçlandırıldı. Etkinliğin ardından katılımcılar, Kadifekale bölgesinde proje kapsamında kurulan fide serasının açılışını gerçekleştirerek "Gönüllülük Bostanı"nda ilk tohum ekimini yaptı.