6 Mart 2026 Cuma
Haber

Jeopolitik Deprem: Hürmüz Boğazı Resti Piyasaların Ateşini Yükseltti

Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar ve İran’ın Hürmüz Boğazı tehdidi, petrol fiyatlarını 2024’ten bu yana en yüksek seviyeye taşıdı. Enflasyonun yeniden alevleneceği korkusu, tahvil piyasalarında küresel bir satış dalgası yaratıyor.

Paylaş:
Jeopolitik Deprem: Hürmüz Boğazı Resti Piyasaların Ateşini Yükseltti

Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar ve İran’ın Hürmüz Boğazı tehdidi, petrol fiyatlarını 2024’ten bu yana en yüksek seviyeye taşıdı. Enflasyonun yeniden alevleneceği korkusu, tahvil piyasalarında küresel bir satış dalgası yaratıyor.

Orta Doğu'da ABD ve İsrail ile İran arasında karşılıklı saldırılarla derinleşen kriz, küresel piyasalarda yeni bir şok dalgası yarattı. Tahran yönetiminden gelen "Hürmüz Boğazı'nın kapatılacağı" yönündeki açıklamalar, enerji arz güvenliğine dair endişeleri zirveye taşıyarak petrol fiyatlarını sert şekilde yukarı çekti. Bu durum, küresel enflasyonun yeniden hızlanabileceği ihtimalini güçlendirirken, tahvil piyasalarında yatırımcıların risk algısını tamamen değiştirdi.

Petrol Fiyatları Temmuz 2024 Zirvesinde

Bölgedeki tansiyon, İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari’nin Hürmüz Boğazı'nı geçişlere kapattıklarını ve geçiş yapmaya çalışan gemilerin hedef alınacağını duyurmasıyla kritik bir eşiği aştı. Bu açıklama, enerji piyasalarında doğrudan fiyatlamalara yansıdı. Brent petrolün varil fiyatı 84,3 dolara yükselerek Temmuz 2024'ten bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı.

Piyasa uzmanları, enerji maliyetlerindeki bu artışın, son dönemde yavaşlama eğiliminde olan küresel enflasyonu yeniden tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. Maliyet ve ham madde kalemlerindeki olası artışlar, merkez bankalarının enflasyonla mücadele sürecini daha karmaşık hale getiriyor.

Merkez Bankaları Köşeye Sıkışıyor

Enflasyonist baskıların geri dönme ihtimali, dünyanın önde gelen merkez bankalarının "güvercin" politikalara geçiş planlarını sekteye uğratıyor. Yatırımcılar, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirim döngüsüne ilişkin beklentilerini yeniden gözden geçirmek zorunda kalıyor. Para piyasalarındaki son fiyatlamalar, Fed'in olası ilk faiz indiriminin Temmuz ayına ötelendiğine işaret ediyor.

Fed yetkililerinden gelen mesajlar da belirsizliğin arttığını doğruluyor. Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, bölgedeki çatışmaların ekonomik görünümü bulanıklaştırdığını ve faiz politikası hakkında öngörüde bulunmanın zorlaştığını vurguladı. Benzer şekilde Kansas City Fed Başkanı Jeff Schmid de enflasyonun hala hedefin üzerinde seyrettiğine dikkat çekerek, rehavete kapılacak bir alanın bulunmadığını belirtti.

Tahvil Piyasasında Satış Baskısı

Merkez bankalarının "şahin" duruşlarını korumak zorunda kalabileceği beklentisi, tahvil piyasalarında sert satışları beraberinde getirdi. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, Pazartesi günü gördüğü yüzde 3,92 seviyesinden hızla yükselerek dün yüzde 4,12'ye kadar tırmandı ve ardından 4,06 seviyesinde dengelendi. Fed politikalarına duyarlı olan 2 yıllık tahvil faizleri de yüzde 3,61 seviyelerini test etti.

Satış dalgası Avrupa ve Asya piyasalarında da hissedildi. Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,81, Fransa'nınki ise yüzde 3,42 ile son iki ayın zirvesine çıktı. İngiltere'de ise 10 yıllık tahvil getirileri Şubat ayından bu yana en yüksek seviye olan yüzde 4,55'e ulaştı.

Analistler, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentilerini bozduğunu ve yatırımcıların güvenli liman arayışıyla nakite yöneldiğini belirtiyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki artışın Avrupa'da resesyon riskini yeniden gündeme getirebileceği ve Avro üzerinde baskı oluşturabileceği değerlendiriliyor.