Orta Doğu'da tırmanan gerilimin enerji fiyatlarını tetiklemesi ve tahvil getirilerindeki yükseliş, küresel piyasalarda risk iştahını sınırlayarak satış ağırlıklı bir seyre yol açıyor.
Küresel finans piyasaları, Orta Doğu’da yeniden tırmanan jeopolitik riskler, yükselen petrol fiyatları ve tahvil piyasasında artan satış baskısıyla negatif bir seyir izliyor. Bölgedeki gerilimin azaltılmasına yönelik diplomatik çabaların henüz somut bir sonuç vermemesi, yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesine ve riskli varlıklardan kaçınmasına neden oluyor.
Jeopolitik Gerilimler ve Petrol Fiyatlarındaki Yükseliş
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İran arasındaki gerilim küresel piyasalardaki risk algısını yüksek tutmaya devam ediyor. ABD basınında yer alan iddialara göre, üst düzey bir İranlı yetkili diplomatik temasların sonuçsuz kalması durumunda ülkesinin savunma odaklı politikadan saldırı odaklı bir stratejiye geçebileceğini ifade etti. Öte yandan, ABD yönetiminden gelen sert açıklamalar ve Hürmüz Boğazı'ndaki askeri hareketliliğe yönelik uyarılar bölgedeki tansiyonu zirvede tutuyor.
Bu gelişmelerin etkisiyle enerji arzına yönelik endişeler artarken, ekim vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,6 değer kazanarak 91,4 dolara kadar yükseldi. Petrol fiyatlarındaki bu tırmanış, küresel ölçekte enflasyonist baskıların yeniden canlanacağı endişesini beraberinde getiriyor.
Tahvil Getirilerinde Tarihi Seviyeler
Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon beklentilerini artırması, tahvil piyasasında hızlı bir satış dalgasına yol açtı. ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,74 seviyesinde dengelenirken, uzun vadeli borçlanma maliyetlerini gösteren 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,32'ye ulaştı. Bu oran, 2007 yılından bu yana kaydedilen en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti.
Artan riskler karşısında dolar endeksi yüzde 0,1 yükselişle 99,7 seviyesine çıkarken, ons altın fiyatı yüzde 0,5 azalışla 4 bin 394 dolardan işlem görüyor.
New York ve Avrupa Borsaları Geriledi
ABD'de açıklanan makroekonomik verilerde, New York Fed imalat endeksinin ağustosta 20,6 değeriyle son 4 yılın en yüksek seviyesine ulaştığı görüldü. Teknoloji tarafında ise Nvidia'nın, OpenAI'ın yapay zeka fabrikası projesi kapsamında SB Energy'ye 1,5 milyar dolarlık yatırım yapacağını duyurmasına rağmen, şirketin hisseleri piyasa sonrası işlemlerde yüzde 0,9 değer kaybetti. Bu gelişmelerle New York borsasında Dow Jones endeksi yüzde 0,51, S&P 500 endeksi yüzde 0,52 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,32 geriledi.
Avrupa tarafında da enerji maliyetlerindeki artış ve jeopolitik riskler pay piyasalarını baskılamaya devam ediyor. İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,28, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,66 ve Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,38 değer kaybederken, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,01 oranında sınırlı bir yükseliş kaydetti.
Asya'da ve Yurt İçinde Negatif Seyir
Asya piyasalarında tahvil faizlerindeki yükselişin etkisi derin hissediliyor. Japonya'nın 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 2,94 ile 1996'dan bu yana en yüksek düzeye çıkmasının ardından borsalarda kayıplar hızlandı. Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,9, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,9 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,7 düşüş kaydetti.
Yurt içinde ise Borsa İstanbul'da satıcılı bir seyir hâkim oldu. BIST 100 endeksi günü yüzde 0,28 değer kaybıyla 14.132,06 puandan tamamlarken, dolar/TL yeni güne bankalararası piyasada 47,9200 seviyesinden başladı. Analistler, küresel veri takviminin yanı sıra yurt içinde konut fiyat endeksi ile yurt dışında açıklanacak sanayi üretimi verilerinin piyasaların yönü üzerinde etkili olacağını belirtiyor.