Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, kanser tedavisinde giderek daha fazla öne çıkan immünoterapinin hastalara sunduğu kolaylıkları anlattı. Karadurmuş, yeni yöntemin saç dökülmesi yapmadığını, bulantı ve yorgunluk gibi yan etkilerin ise son derece nadir görüldüğünü belirtti.
Kanser tedavisinde son yılların en önemli tıp devrimlerinden biri olarak kabul edilen immünoterapiler, hastaların yaşam kalitesini ve süresini artırmaya devam ediyor. Antalya'da gerçekleştirilen Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi'nde konuşan Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, bu yenilikçi tedavi yönteminin hastalara sağladığı avantajlara ve uygulama kolaylıklarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
İmmünoterapilerin "akıllı serumlar" olarak işlev gördüğünü belirten Prof. Dr. Karadurmuş, yöntemin temel amacının vücudun kendi bağışıklık sistemini harekete geçirmek olduğunu ifade etti. Klasik kemoterapi gibi serum şeklinde uygulanan bu yöntem hakkında bilgi veren Karadurmuş, "Kanserde vücudumuzun jandarmaları dediğimiz savaşan lenfositlerin uyuduğunu ve yeterince yanıt veremediğini kabul ediyoruz. İmmünoterapi, işte bu uyuyan lenfositleri uyandırarak onlara 'düşmana yeniden savaş aç ve vücudu kurtar' emrini veren bir tedavidir." dedi.
Tedavinin uygulanma konforuna ve yan etkilerin azlığına dikkat çeken Karadurmuş, kanser hastalarının en büyük psikolojik korkularından biri olan saç dökülmesinin immünoterapide yaşanmadığını vurguladı. Uygulama süresinin ortalama 45-50 dakika olduğunu aktaran Karadurmuş, bulantı ve yorgunluk gibi geleneksel tedavilerde sık ve ağır şekilde görülen yan etkilerin immünoterapide son derece nadir, yalnızca yüzde 10 civarında olduğunu bildirdi.
25 Kanser Türünde Geri Ödeme Kapsamında
Türkiye'de immünoterapi tedavisine erişim konusunda da değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Karadurmuş, Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) akciğer, meme, böbrek, cilt, kalın bağırsak, mide ve yemek borusu kanserleri başta olmak üzere 25 farklı kanser türünde beş ayrı immünoterapi ajanını geri ödeme sistemine aldığını hatırlattı.
Bu tedavilerin sadece yaşam kalitesini artırmakla kalmayıp, hastaların yaşam süresini belirgin şekilde uzattığını ve mutlak başarı şansını yükselttiğini dile getiren Karadurmuş, kanserle mücadelenin ise dinamik bir süreç olduğunun altını çizdi. Kanserin zamanla uyum sağlayarak direnç geliştirebildiğine dikkat çeken Karadurmuş, immünoterapinin son derece başarılı bir yöntem olmasına rağmen hastalıkla nihai mücadelede sürekli olarak yeni tedavi ajanlarına ihtiyaç duyulmaya devam edileceğini sözlerine ekledi.