Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde 1603 metre rakımda bulunan ve tarihi antik çağlara kadar uzanan Meryem Ana Dağı'ndaki kalıntılar, yürütülen yeni bir projeyle kültür turizmine kazandırılıyor.
Nevşehir'in Ürgüp ilçesi sınırlarında yer alan ve 1603 metre yüksekliğe sahip Meryem Ana Dağı'ndaki tarihi alanlar gün yüzüne çıkarılıyor. Yöre halkı tarafından "Golgoli", geçmişte Rumlar tarafından ise "Apsili Panaya" olarak bilinen bölgede, Asur, Pers, Roma ve Bizans medeniyetlerine ait çok katmanlı inanç izleri bir arada bulunuyor.
Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ve Ahiler Kalkınma Ajansı (AHİKA) destekleriyle Kapadokya Turizm Bölgesi Altyapı Hizmet Birliği (KAPHİB) tarafından yürütülen temizlik ve restorasyon çalışmaları sonucunda, dağdaki manastır kalıntıları ile kayalara oyulmuş 93 oda görünür hale getirildi.
KAPHİB tarafından projenin detaylarına ilişkin yapılan bilgilendirmede, dağın zirvesinde yer alan yapının Antik Pers döneminde "yenilmez güneş" olarak bilinen Mitra'ya adandığına dair kuvvetli deliller içerdiği belirtildi. Güneşin Erciyes Dağı'nın arkasından doğup Hasan Dağı'nın arkasından batışının kesintisiz ve panoramik olarak izlenebildiği bu özel alanın, Roma döneminde ise kiliseye dönüştürülerek ibadethane işlevini sürdürdüğü ifade edildi.
Tarihi kayıtlara göre bölge, aynı zamanda kayıp Asur ticaret merkezlerinden biri olma ihtimalini de taşıyor. Geçmişte bölgedeki yeni evli çiftlerin balayını geçirmek için tercih ettiği zirvede, dağın eteklerinde ise yaklaşık 200 hanelik bir köyün bulunduğu biliniyor. Ayrıca geçmişte her yıl 8 Eylül'de Meryem Ana'nın doğum gününün kutlanması amacıyla bölge halkının dağa çıkarak kaya mekanlarda günlerce konakladığı tarihi kaynaklarda yer alıyor.
Meryem Ana Dağı'nın turizme kazandırılması çalışmaları kapsamında, Avanos'tan başlayıp Şahinefendi köyündeki Sobesos Antik Kenti'ne kadar uzanan yaklaşık 80 kilometrelik "Kapadokya Kültür Yolu" rotasına dahil edilmesi planlanıyor. Bu projeyle Kapadokya'nın sadece balon turizmiyle sınırlı kalmaması, inanç ve kültür turizmiyle de ön plana çıkarak tıpkı Nemrut Dağı'na benzer yeni bir cazibe merkezi oluşturulması hedefleniyor. Keşfedilmeyi bekleyen bu kültürel mirasın rotaya katılmasıyla, bölgeye gelen turistlerin konaklama sürelerinin de artması bekleniyor.