Şanlıurfa'daki Karahantepe kazılarında yürütülen son laboratuvar çalışmaları, 12 bin yıl önce bölgede yaşayan toplulukların beslenme alışkanlıklarına ışık tuttu. Uzmanlar, dönemin insanlarının protein ihtiyacını büyük ölçüde ceylan etinden karşıladığını ve bitkisel beslenmede beklentilerin aksine tahıldan çok baklagillerin tüketildiğini tespit etti.
Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı arkeolojik girişimlerinden biri olan Taş Tepeler Projesi kapsamında Şanlıurfa'da yürütülen Karahantepe kazıları, insanlık tarihine dair yeni veriler sunmaya devam ediyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Göbeklitepe ile çağdaş olan ve 12 bin yıllık bir geçmişe sahip alanda yapılan son laboratuvar incelemeleri, Neolitik dönem insanının beslenme kültürünü gözler önüne serdi.
Taş Tepeler Koordinatörü ve Karahantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul, elde edilen son bulguların, bölgedeki ilk yerleşik toplulukların nasıl beslendiğine dair çarpıcı sonuçlar verdiğini açıkladı. Yeni kazı sezonunun mayıs ayı sonuna doğru başlayacağını belirten Prof. Dr. Karul, geçtiğimiz yılki kazılardan elde edilen verilerin kış dönemi boyunca laboratuvarlarda titizlikle incelendiğini ifade etti.
Bulgular üzerinden Göbeklitepe ve Karahantepe'yi karşılaştırma fırsatı bulduklarını vurgulayan Karul, Karahantepe sakinlerinin protein ihtiyacını yoğunlukla ceylanlardan karşıladığını belirtti. Karul, "Her iki yerleşmede de ağırlıkla ceylan tüketiminin izlerine rastladık. Ancak Göbeklitepe'de en azından ova seviyesinden dağların yüksek noktasına kadar büyük bir çeşitlilikte farklı ekolojik noktalarda yaşayabilecek hayvanların da tüketildiğini ve bunların oranlarını açığa çıkarabildik" dedi.
Kazılarda bitkisel beslenme konusunda da dikkat çekici sonuçlara ulaşıldı. Araştırmacılar, ilk yerleşik toplulukların daha çok tahıl ağırlıklı beslendiği yönündeki genel algının aksine, Karahantepe'de baklagillerin çok daha baskın bir rol oynadığını tespit etti. Prof. Dr. Karul, o dönemde yaşayan insanların menüsünde baklagillerin son derece önemli bir yer tuttuğunu gördüklerini ve önümüzdeki kazı sezonunda bu verileri daha da derinleştirmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Göbeklitepe ile birlikte dünyada bilinen yerleşik hayatın başlangıcını temsil eden en anıtsal yerleşimlerden biri olan Karahantepe, sadece mimari ve sanatsal kalıntılarıyla değil, çevresel yapısıyla da araştırılıyor. Yakın zamanda başlatılan "Taş Tepeler Ekoloji Projesi" ile 12 bin yıl öncesinin canlı ekosistemi ve jeolojik yapısı da incelenerek, geçmişten günümüze uzanan çevresel değişimler kayıt altına alınıyor.