UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Samsun Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti, kış aylarındaki kuraklığın ardından gelen yoğun yağışlarla yeniden hayat buldu. Su seviyesinin yükselmesiyle deltadaki yedi büyük göl birleşerek tek bir havza görünümüne kavuşurken, bölgedeki yaban hayatı ve göçmen kuş hareketliliği hız kazandı.
Samsun’un Bafra, Alaçam ve 19 Mayıs ilçeleri sınırlarında yer alan ve Türkiye’nin en önemli sulak alan ekosistemlerinden biri olan Kızılırmak Deltası, mevsim normallerinin altında yağış aldığı kış döneminin ardından baharı su seviyesindeki ciddi artışla karşıladı. 56 bin hektarlık geniş bir alana yayılan ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunan delta, son dönemde etkili olan yağışlar sayesinde kuraklık riskinden uzaklaşarak eski canlılığına kavuştu.
Yedi Göl Tek Bir Havzaya Dönüştü
Bölgedeki su rejimindeki değişim, deltanın fiziki yapısını da gözle görülür şekilde etkiledi. Yağışların artmasıyla birlikte deltada bulunan irili ufaklı su kütleleri genişledi. Özellikle bölgedeki yedi büyük gölün su seviyelerinin yükselerek birleşmesi, deltada devasa bir su aynası görünümü oluşturdu. Bu durum, sucul ekosistemin sürekliliği ve bölgedeki biyolojik çeşitlilik için kritik bir eşiğin aşılmasını sağladı.
Samsun Büyükşehir Belediyesi Kızılırmak Deltası Sulak Alan Kuş Cenneti Sorumlusu Kadir Yılmaz, kış aylarının kurak geçmesine rağmen son yağışların bölgeye "can suyu" olduğunu belirtti. Yılmaz, su seviyesindeki artışın sadece manzarayı değiştirmediğini, aynı zamanda ekosistemin tüm unsurlarını harekete geçirdiğini vurguladı.
Göç Mevsimi İçin İdeal Ortam Oluştu
365 farklı kuş türüne ev sahipliği yapan ve uluslararası Ramsar Sözleşmesi ile koruma altında olan 5 bin 174 hektarlık yaban hayatı geliştirme sahası, bahar göçü öncesinde kuşlar için hazır hale geldi. Su seviyesinin artması, sazlık alanların ve sulak bölgelerin genişlemesi anlamına geliyor; bu da göçmen kuşlar için daha fazla beslenme ve üreme alanı demektir.
Yetkililer, baharın habercisi olan kuş türlerinin güneyden kuzeye doğru göç yolculuğunda deltayı mola noktası ve yuvalama alanı olarak kullanmaya başladığını belirtiyor. Su papatyaları ve nilüferlerin açmaya başladığı deltada, doğanın uyanışı su kuşlarının geri dönüşüyle eş zamanlı ilerliyor.
Yaban Hayatı ve Balıkçılık Canlandı
Deltadaki canlanma sadece kanatlı türlerle sınırlı değil. Su seviyesinin ideal noktalara ulaşması, bölgenin simgelerinden olan yılkı atları, mandalar, yaban tavşanları ve su samurları gibi memeli türlerin yaşam alanlarını da iyileştirdi. Ayrıca su sirkülasyonunun artması, bölgedeki balıkçılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliği açısından da olumlu bir tablo çiziyor.
Sekiz yıl önce araç girişine kapatılarak insan baskısından arındırılan Kızılırmak Deltası, artan su varlığıyla birlikte hem biyolojik çeşitliliği korumaya hem de doğa turizmi için eşsiz bir gözlem alanı sunmaya devam ediyor.