Güney Kore Birleşme Bakanlığı verilerine göre, 1953 ateşkesinden bu yana kuzeydeki akrabalarından haber alamayan 130 bini aşkın kişinin yüzde 75’i, sevdiklerini bir daha göremeden hayatını kaybetti.
Bugünkü Haberler / Özel Haber
Kore Yarımadası'nda silahların susmasının üzerinden 70 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen, savaşın yarattığı en büyük insani kriz sessizce derinleşiyor. 1950-1953 Kore Savaşı'nı fiilen bitiren Panmunjom Ateşkes Antlaşması'nın ardından, sınırın iki yakasında mahsur kalan on binlerce aile üyesi için umutlar her geçen gün tükeniyor. Güney Kore hükümetinin son verileri, bölünmüş ailelerin artık sadece bürokratik engellerle değil, yaşlılık ve ölümle de amansız bir yarış içinde olduğunu ortaya koyuyor.
100 Binden Fazla Kişi Veda Edemeden Göçüp Gitti
Güney Kore Birleşme Bakanlığı tarafından yayımlanan güncel istatistikler tablonun vahametini gözler önüne seriyor. Verilere göre, savaşın ardından Kuzey Kore'deki aileleriyle bağları kopan ve resmi makamlara başvuran 134 bin 516 Güney Kore vatandaşından 101 bin 148'i hayatını kaybetti. Bu sayı, başvuruda bulunanların yaklaşık yüzde 75'ine tekabül ediyor.
Hayatta kalan az sayıdaki mağdurun yaş ortalamasının 83 olduğu belirtilirken, her yıl binlerce kişi daha "son bir görüşme" hayalini gerçekleştiremeden vefat ediyor. İki ülke arasında mektup, telefon veya e-posta gibi iletişim kanallarının tamamen kapalı olması, bu kişilerin sevdiklerinin hayatta olup olmadığını dahi öğrenmesini engelliyor.
2018'den Bu Yana Sessizlik Hakim
İki Kore arasında 2000 yılında başlayan ve diplomatik ısınma dönemlerinde gerçekleştirilen aile birleşimi etkinlikleri, son yıllarda artan askeri gerilim nedeniyle tamamen durmuş durumda. Bugüne kadar düzenlenen 21 yüz yüze görüşme turunda sadece yaklaşık 20 bin kişi, on yıllardır görmediği annesine, babasına veya kardeşine sarılma şansı bulabildi.
Son olarak Ağustos 2018'de gerçekleştirilen buluşmadan bu yana, diplomatik ilişkilerin donmasıyla birlikte sınır kapıları ailelere kapalı kaldı. Kuzey Kore'nin füze denemeleri ve Güney Kore'nin ABD ile yürüttüğü askeri tatbikatlar, insani meselelerin siyasi pazarlıkların gölgesinde kalmasına neden oluyor.
"Çifte Travma" Riski
Uzmanlar, nadiren gerçekleşen bu buluşmaların bile travmatik etkileri olabileceğine dikkat çekiyor. ABD merkezli "Divided Families USA" yöneticisi Paul Kyumin Lee, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmelerde, 70 yıllık ayrılığın ardından sadece birkaç saatliğine veya birkaç günlüğüne bir araya gelmenin, ardından tekrar kopuş yaşanmasının "çifte travma" yaratabildiğini vurguluyor.
Lee'ye göre, kontrollü ortamlarda ve kısıtlı zaman dilimlerinde gerçekleşen bu görüşmeler yerine, mektuplaşma veya görüntülü görüşme gibi daha sürdürülebilir iletişim kanallarının açılması, yaşlı nüfusun psikolojik sağlığı ve özlemin giderilmesi açısından daha hayati bir önem taşıyor. Ancak Pyongyang yönetiminin bilgi akışını sıkı kontrol etme politikası, bu tür alternatif çözümleri imkansız kılıyor.
Siyasi Gerilim İnsani Dramı Gölgeliyor
Seul'deki yetkililer, aile birleşimlerinin "aciliyet gerektiren bir insan hakları sorunu" olduğunu uluslararası platformlarda dile getirse de, çözüm için Kuzey Kore'nin iş birliği şart. Kuzey Kore ise bu konuyu genellikle Seul ve Washington ile yürüttüğü müzakerelerde bir koz olarak kullanma eğiliminde.
Sınırın güneyindeki bekleme listesindeki on binlerce yaşlı için ise jeopolitik dengelerin değişmesini bekleyecek zaman kalmadı. Her geçen gün, bir ailenin daha kavuşma umudu, yerini tamamlanmamış hikayelerin hüznüne bırakıyor.