ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve Tahran’ın misillemesiyle tırmanan gerilim üzerine Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Umman savunma bakanları acil koordinasyon trafiği başlattı.
Bölgede tansiyonun son yılların en yüksek seviyesine ulaştığı bir dönemde, Körfez ülkeleri güvenlik ve istikrarı korumak adına diplomatik ve askeri temaslarını sıklaştırdı. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Savunma Bakanı Hamdan Bin Raşid Al Maktum, dört Körfez ülkesindeki mevkidaşlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirerek bölgedeki sıcak gelişmeleri masaya yatırdı.
Gerilimin Gölgesinde Üst Düzey Koordinasyon
BAE Savunma Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre Bakan Al Maktum; Katar Savunma Bakanı Suud bin Abdulrahman Al Sani, Kuveyt Savunma Bakanı Abdullah Ali es-Sabah, Bahreyn Savunma Bakanı Abdullah en-Nuaymi ve Umman Savunma Bakanı Şihab Al Said ile görüştü.
Görüşmelerin ana gündem maddesini, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları ve İran’ın buna verdiği askeri yanıtların bölge ülkeleri üzerindeki etkileri oluşturdu. Bakanların, çatışmaların daha geniş bir alana yayılmasını önlemek, gerilimi düşürmek ve bölgesel güvenliği tahkim etmek amacıyla koordinasyon ve istişarenin sürdürülmesi konusunda mutabık kaldıkları bildirildi.
Çatışmalar Körfez'e Sıçradı
Savunma bakanlarının bu yoğun diplomasi trafiği, çatışmaların sadece İran sınırları içinde kalmayıp Körfez ülkelerini de doğrudan etkilemesi üzerine gerçekleşti. Edinilen bilgilere göre, son 48 saat içinde Kuveyt, BAE, Katar, Bahreyn ve Umman’ın da aralarında bulunduğu dokuz bölge ülkesi, İran’ın ABD üslerini hedef alan misilleme saldırılarının etkisi altında kaldı.
Ne Olmuştu?
Washington ve Tahran arasındaki müzakere süreçlerinin tıkanmasının ardından, 28 Şubat tarihinde İsrail ve ABD güçleri İran’a yönelik kapsamlı bir askeri harekat başlatmıştı. Bu saldırılarda İran’ın üst düzey yönetim kademesinin ve stratejik noktaların hedef alındığı rapor edilmişti.
Tahran yönetimi ise bu saldırılara, ABD askeri varlığının bulunduğu Körfez ülkelerindeki üsleri ve İsrail’i hedef alarak karşılık verdi. Karşılıklı saldırıların sivil kayıplara da yol açtığı ve bölgedeki enerji güvenliğini tehdit ettiği belirtiliyor. Körfez başkentleri, ateş hattında kalmaktan endişe ederken, krizin diplomatik yollarla çözülmesi için uluslararası toplumla da temaslarını sürdürüyor.