Meksika basınından Emiliana Gomez, 2026 Dünya Kupası öncesi artan güvenlik kaygılarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, uluslararası medyanın çifte standart uyguladığını savundu.
Kuzey Amerika'nın üç büyük ülkesi tarafından ortaklaşa düzenlenecek 2026 FIFA Dünya Kupası'na sayılı günler kala, ev sahibi ülkelerden Meksika'daki güvenlik durumu tartışılmaya devam ediyor. Özellikle Jalisco Yeni Nesil Karteli (CJNG) lideri Nemesio Oseguera Cervantes'in, bilinen adıyla "El Mencho"nun öldürülmesinin ardından ülkede yaşanan hareketlilik, uluslararası kamuoyunda soru işaretleri yarattı. Ancak Meksikalı gazeteci Emiliana Gomez, bu endişelerin yersiz olduğunu ve organizasyonun güven içinde tamamlanacağını vurguladı.
"El Sueno Europeo" yayın kuruluşu adına konuşan Gomez, Meksika'daki kartel gerçekliğinin inkar edilemeyeceğini, ancak bu durumun futbolseverler için doğrudan bir tehdit oluşturmayacağını ifade etti. Hükümetin dev organizasyon için aldığı olağanüstü güvenlik önlemlerine dikkat çeken Gomez, "Güvenliği sağlamanın lojistik zorlukları var ve dışarıdan bakıldığında korkutucu görünebilir. Ancak Meksika bu tür krizlerle başa çıkma konusunda deneyimli. Dünya Kupası'nın siyasi çalkantılardan etkilenmesine izin verilmeyecek," değerlendirmesinde bulundu.
"Brezilya 2014 Örneğini Unutmayın"
Gomez, Meksika'ya yönelik eleştirilerin haksız olduğunu savunarak geçmiş organizasyonlardan örnekler verdi. 2014 Dünya Kupası öncesinde Brezilya hakkında da benzer kıyamet senaryolarının çizildiğini hatırlatan deneyimli gazeteci, "O dönemde herkes Brezilya'daki sokak olaylarından ve güvenlikten endişe ediyordu. Ancak sonuçta Brezilya, tarihin en iyi organize edilmiş turnuvalarından birine imza attı. Meksika da aynısını yapacak kapasitede," dedi.
Taraftarlara "sakin ama dikkatli olma" çağrısında bulunan Gomez, riskin dünyanın her yerindeki büyük organizasyonlarda mevcut olduğunu, ancak Meksika güvenlik birimlerinin FIFA, ABD ve Kanada makamlarıyla tam bir iş birliği içinde çalıştığını belirtti.
Çifte Standart Eleştirisi
Gomez'in açıklamalarındaki en dikkat çekici nokta ise uluslararası medyaya yönelik eleştirileri oldu. Turnuvanın diğer ev sahipleri ABD ve Kanada'da da ciddi toplumsal sorunlar yaşandığını belirten Gomez, medyanın merceğini ısrarla sadece Meksika'ya çevirmesini "art niyetli" olarak nitelendirdi.
Meksika ordusunun Guadalajara'daki operasyonlarının manşetlere taşınırken, ABD'deki Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu'nun (ICE) sert operasyonlarının görmezden gelindiğini savunan Gomez, şunları kaydetti:
"Sürekli Guadalajara'daki kartel olayları konuşuluyor. Ancak ABD'de göçmenlere yönelik sert müdahaleler ve ICE'ın operasyonları da Dünya Kupası atmosferini etkileyebilecek sorunlar. Neden bunlar gündemde değil? Bu sorunların hepsi masada ve çözülmesi gerekiyor."
Altyapı Çalışmaları Hızlandı
Organizasyonun lojistik tarafına da değinen Gomez, başkent Meksiko'daki havalimanı altyapısının henüz istenen seviyede olmadığını kabul etti. Ancak yetkililerin bu sorunu çözmek için yoğun bir mesai harcadığını belirten gazeteci, Dünya Kupası'nın Meksika halkı için birleştirici bir güç olduğunu vurguladı.
48 takımın katılımıyla düzenlenecek ilk Dünya Kupası olmasının turnuvaya ayrı bir önem kattığını belirten Gomez, "Meksika futbolla yaşayan, futbolla nefes alan bir ülke. Üç ülkede birden oynanacak olması eşsiz bir deneyim. Ev sahibi olarak en azından son 16 turunu göreceğimize ve organizasyonun harika geçeceğine inancım tam," ifadelerini kullandı.