Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu, Moldova ile tek taraflı bağımsızlık ilan eden Transdinyester bölgesi arasındaki gerilime ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Sorunun güç kullanılarak çözülmeye çalışılmasının Moldova ve geniş çapta bölge için ağır sonuçlar doğuracağını belirten Şoygu, Moskova'nın bölgedeki vatandaşlarını korumak için gerekli her türlü adımı atacağını vurguladı.
Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu, Rusya'nın Komsomolskaya Pravda gazetesine verdiği mülakatta, Transdinyester krizindeki son gelişmeleri değerlendirdi. Ukrayna tarafının bölgeye yönelik söylemlerini yakından takip ettiklerini belirten Şoygu, Ukrayna yönetiminden gelen "ordularının Transdinyester'i kontrol altına alabileceği" yönündeki açıklamaları son derece ciddiye aldıklarını ifade etti.
Moldova yönetiminin Transdinyester meselesine yaklaşımını, Ukrayna'nın Donbas politikasına benzeten Şoygu, bu durumun Moskova'da ciddi endişe yarattığının altını çizdi.
"220 Binden Fazla Rus Vatandaşının Güvenliği Tehdit Altında"
Bölgede 220 binden fazla Rusya vatandaşının yaşadığına dikkat çeken Şoygu, Kişinev ve Kiev yönetimlerinin eylemleri nedeniyle bu kişilerin can güvenliği ve çıkarlarının tehlikede olduğunu savundu. Rusya'nın anayasası gereği vatandaşlarını koruma yükümlülüğü bulunduğunu hatırlatan Şoygu, gerektiği takdirde ellerindeki tüm imkanları ve mevcut yöntemleri kullanmaktan çekinmeyeceklerini dile getirdi.
Avrupa Birliği'nin desteğini alan Moldova hükümetinin, bölgedeki Rus askerlerini Transdinyester'den çıkarmayı hedeflediğini belirten Şoygu, bazı birlik komutanlarının istenmeyen kişi ilan edilmesini siyasi bir hamle olarak yorumladı. Rus barış gücünün yerine Batılı askeri birliklerin yerleştirilmesi girişimlerinin durumu daha da kötüleştireceğini söyleyen Şoygu, olayların olumsuz bir senaryoya evrilmemesini umduklarını ifade etti.
Kobasna Cephaneliği ve Çevre Felaketi Riski
Çözüm süreci için Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) çatısı altında kurulan ve Transdinyester, Moldova, Rusya, Ukrayna, ABD, AGİT ile AB temsilcilerinden oluşan "5+2" formatının önemine değinen Şoygu, Moldova'nın bu diplomatik süreci yeniden başlatmayı reddettiğini söyledi.
Şoygu ayrıca, İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma devasa bir silah ve mühimmat stokunun bulunduğu Transdinyester'deki Kobasna cephaneliği konusunda da uyarılarda bulundu. Cephaneliğin ele geçirilmesine yönelik olası bir girişimi "pervasızca bir adım" olarak nitelendiren Şoygu, böyle bir hamlenin ağır can kayıplarının yanı sıra bölgesel çapta yıkıcı bir çevre felaketine yol açabileceğini belirtti. Mühimmatın imhasının şart olduğunu kaydeden Şoygu, bunun ancak Rus uzmanların gözetiminde yapılabileceğini savundu.
Transdinyester Sorununun Geçmişi
Moldova'nın 1991 yılında Sovyetler Birliği'nden ayrılarak bağımsızlığını ilan etmesinin ardından, ülkenin doğusunda yer alan Dinyester Nehri kıyısındaki Transdinyester bölgesi de tek taraflı bağımsızlık kararı almıştı. Bu kararın ardından Moldova güçleri ile Transdinyester güçleri arasında patlak veren ve binden fazla kişinin hayatına mal olan silahlı çatışmalar, 1992 yılında varılan ateşkes ile dondurulmuştu.
Birleşmiş Milletler üyesi hiçbir devlet tarafından resmi olarak tanınmayan Transdinyester; kendi meclisine, ordusuna, polisine ve posta teşkilatına sahip bir yapı olarak varlığını sürdürüyor. Rusya, bölgedeki nüfuzunu "barış gücü" adı altında bulundurduğu askeri birliklerle ve bölgeye sağladığı mali destekle korumaya devam ediyor.