Kuzey Makedonya’da konuşan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İran’ın sadece Orta Doğu için değil Avrupa için de doğrudan bir tehdit olduğunu vurgulayarak, Tahran’ın nükleer kapasitesinin zayıflatılmasının ve Ayetullah Hamaney’in ölümünün olumlu gelişmeler olduğunu savundu.
Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te resmi temaslarda bulunan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İran’daki son gelişmelere ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Gordana Siljanovska-Davkova ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuşan Rutte, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik son askeri operasyonlarına NATO’nun dahil olmadığını belirtse de, ortaya çıkan tablodan duyduğu memnuniyeti gizlemedi.
"Avrupa İçin de Varoluşsal Tehdit"
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Rutte, İttifak’ın Tahran’a yönelik saldırıların dışında bir konumda durduğunun altını çizdi. Ancak bölgedeki durumun Avrupa güvenliğini doğrudan ilgilendirdiğine dikkat çeken Genel Sekreter, İran’ın nükleer programındaki ilerlemenin ulaştığı boyuta işaret etti.
Rutte, "İran, nükleer silaha ve balistik füze yeteneğine sahip olmaya çok yakın. Bu durum sadece Orta Doğu bölgesi ve İsrail için varoluşsal bir tehdit oluşturmakla kalmıyor; aynı zamanda Avrupa’da bizler için de ciddi bir tehdit teşkil ediyor" ifadelerini kullandı.
"Kaos İhracatçısı Bir Rejim"
İran yönetimini "kaos ihracatçısı" olarak tanımlayan NATO Genel Sekreteri, Tahran’ın on yıllardır süregelen terör eylemleri ve suikast girişimlerinden sorumlu olduğunu hatırlattı. Rutte, kendi ülkesi Hollanda’daki siyasi geçmişinden edindiği tecrübelere atıfta bulunarak, "Avrupa’daki İran diasporası üyelerinin bizzat rejim tarafından tehdit edildiğini biliyoruz" dedi.
"Hamaney’in Gidişiyle Daha İyi Durumdayız"
ABD ve İsrail’in hava saldırıları sonucunda İran lideri Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybetmesi ve ülkenin askeri kapasitesinin hedef alınması hakkında da net konuşan Rutte, bu durumun küresel güvenlik açısından olumlu bir kırılma noktası olduğunu ima etti.
Rutte şu değerlendirmede bulundu: "Hamaney’in gitmesi, nükleer ve balistik kapasitenin zayıflatılmasıyla hepimizin daha iyi bir durumda olduğunu düşünüyorum. Hafta sonu ve hafta başında birçok liderle görüşmeler gerçekleştirdim; NATO’daki pek çok meslektaşımın bu kapasitelerin ortadan kaldırılmasını ve Hamaney döneminin sona ermesini memnuniyetle karşıladığını açıkça hissettim."
NATO’nun "360 derece yaklaşımıyla" tüm müttefikleri koruma taahhüdünü yineleyen Rutte, İttifak’ın güvenliği için tehditlerin kaynağında bertaraf edilmesinin önemine vurgu yaptı.