30 Nisan 2026 Perşembe
Haber

Orta Doğu'da Enerji Altyapısına Ağır Darbe: 34 Tesis Kullanılamaz Durumda

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, bölgedeki çatışmalarda 84 enerji tesisinin hasar aldığını, bunlardan 34'ündeki yıkımın çok ciddi boyutlarda olduğunu açıkladı. Üretimin normale dönmesinin yıllar alabileceğini belirten Birol, küresel piyasalar için eşi görülmemiş bir kriz uyarısında bulundu.

Paylaş:
Orta Doğu'da Enerji Altyapısına Ağır Darbe: 34 Tesis Kullanılamaz Durumda

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, bölgedeki çatışmalarda 84 enerji tesisinin hasar aldığını, bunlardan 34'ündeki yıkımın çok ciddi boyutlarda olduğunu açıkladı. Üretimin normale dönmesinin yıllar alabileceğini belirten Birol, küresel piyasalar için eşi görülmemiş bir kriz uyarısında bulundu.

Orta Doğu'da tırmanan çatışmalar, küresel enerji altyapısında ağır yaralar açmaya devam ediyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol'un yaptığı son değerlendirmelere göre, devam eden saldırılar nedeniyle bölgedeki petrol ve doğal gaz sahaları, rafineriler ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) terminalleri dahil toplam 84 enerji tesisi zarar gördü. Bu tesislerden 34'ünün "ciddi ve çok ciddi" hasar aldığını vurgulayan Birol, söz konusu noktalarda üretimin savaş öncesi seviyelere dönmesinin en az iki yıl süreceğini, bazı tesislerde ise bu sürenin daha da uzayabileceğini ifade etti.

Günlük 13 Milyon Varil Kayıp

Enerji arzında yaşanan darboğazın küresel ekonomiyi felç etme potansiyeline dikkat çeken Birol, mevcut tablonun önceki tüm enerji krizlerinin toplamından daha büyük bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Dünya genelindeki günlük petrol talebinin 100 milyon varil düzeyinde olduğuna işaret eden IEA Başkanı, şu an günlük 13 milyon varil ham petrol kaybı yaşandığını ve doğal gaz tedarikinde de 100 milyar metreküplük bir açık oluştuğunu kaydetti.

Krizin yalnızca petrol ve doğal gazla sınırlı kalmadığının altını çizen Birol; gübre, sülfür, helyum ve petrokimya ürünleri gibi kritik arz zincirlerinde de ciddi kopmalar yaşandığını bildirdi.

Yüzlerce Tanker Körfez'de Bekliyor

Körfez bölgesindeki nakliye tıkanıklığı da krizin bir diğer önemli boyutunu oluşturuyor. Birol'un aktardığı verilere göre, halihazırda 200'ün üzerinde ham petrol ve petrol ürünü tankeri ile 10 LNG tankeri dolu bir şekilde bölgede bekliyor. Hürmüz Boğazı'nın güvenli bir şekilde açılması durumunda dahi enerji arzının hızla eski haline dönmesinin "iyimserlik" olacağı belirtilirken, önümüzdeki aylar için petrol piyasalarında yüksek bir oynaklık beklendiği vurgulandı.

Özellikle gelişmekte olan ülkeler için yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu körükleyeceği ve dış borç sarmalına yol açabileceği endişesi taşıdıklarını belirten Birol, sürece müdahale etmek adına Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası ile ortak bir acil kriz koordinasyon grubu kurduklarını açıkladı. Bu grup, risk altındaki ülkelere doğrudan mali destek ve rehberlik sağlamaya odaklanacak.

Türkiye İçin Alternatif Güzergahlar

Küresel enerji aktörlerinin yeni alternatifler aradığı bu dönemde, Türkiye'nin jeopolitik konumunun sunduğu fırsatlara da değinildi. Fatih Birol, Türkiye'nin önünde Basra-Ceyhan boru hattının geliştirilmesi ve Bakü-Ceyhan hattının kapasitesinin genişletilmesi gibi güçlü alternatiflerin bulunduğunu kaydetti. Türkiye'ye ulaşacak enerjinin Akdeniz ve Avrupa'ya taşınma ihtimalinin ülke için büyük bir avantaj olduğu değerlendirmesi yapıldı.

28 Şubat'ta başlayan ve bölge geneline yayılan çatışmalar sonucunda Katar'ın Ras Laffan ve Mesaieed sanayi şehirlerindeki devasa LNG tesislerinin yanı sıra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Irak'taki birçok kritik altyapı noktasında ciddi hasarlar rapor ediliyor.