Bölgedeki tansiyon yükselirken Fransa Genelkurmay Başkanlığı kaynakları, "Körfez’deki ortakların korunması" gerekçesiyle Fransız üslerinin geçici olarak Amerikan güçlerinin kullanımına sunulduğunu doğruladı.
Orta Doğu’da İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik kapsamlı askeri harekatı ve Tahran’ın buna sert misillemesiyle tırmanan krizde, Fransa’nın stratejik bir karar aldığı ortaya çıktı. Fransız ulusal basınına yansıyan ve Genelkurmay Başkanlığı kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre Paris yönetimi, bölgedeki askeri üslerini "geçici statüde" olmak kaydıyla ABD ordusunun kullanımına açtı.
"Ortakların Güvenliği" Vurgusu
Elde edilen bilgilere göre, Fransa’nın bu kararı almasındaki temel gerekçe, "Körfezdeki ortakların korunmasına katkı sunmak" olarak açıklandı. Paris'in bu hamlesi, Washington ve Tel Aviv yönetimlerinin 28 Şubat’ta İran’a başlattığı askeri operasyonların hemen ardından geldi. Kaynaklar, ABD hava unsurlarının bölgedeki Fransız askeri tesislerinde konuşlanmasına ve bu tesisleri lojistik amaçlarla kullanmasına izin verildiğini belirtiyor. Benzer bir adımın daha önce İngiltere tarafından da atıldığı ve İngiliz üslerinin İran’a karşı operasyonlarda kullanımına onay verildiği biliniyor.
Bölgedeki Gerilim Tırmanıyor
Söz konusu askeri iş birliği kararı, bölgedeki çatışmaların şiddetlendiği bir dönemde geldi. Washington ve Tahran arasında perde arkasında müzakerelerin sürdüğü iddia edilse de, sahadaki çatışmaların boyutu giderek büyüyor. İran, kendisine yönelik saldırılara karşılık olarak sadece İsrail’i değil, ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’deki stratejik noktaları da hedef aldığını duyurmuştu.
Tahran’dan gelen son açıklamalar ise bilançonun ağırlığını gözler önüne seriyor. İran Sağlık Bakanlığı, ABD ve İsrail bombardımanlarında 926 kişinin hayatını kaybettiğini rapor ederken, saldırılarda İran’ın üst düzey devlet kademesinden ve askeri yetkililerinden de kayıplar olduğu yönünde bilgiler akıyor. Fransa’nın üslerini ABD kullanımına açması, Avrupa’nın bu çatışmadaki pozisyonunu netleştirmesi açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.