3 Mart 2026 Salı
Haber

'Sabah' Faktörü ve İstihbarat Sızması: Hamaney Operasyonunun Perde Arkası Netleşti

ABD ve İsrail istihbaratının, İran lideri Ali Hamaney ve üst düzey komuta kademesini hedef alan operasyon öncesinde aylarca süren yakın takibi ve saldırı saatinin neden sabah olarak değiştirildiğine dair kritik detaylar gün yüzüne çıktı.

Paylaş:
'Sabah' Faktörü ve İstihbarat Sızması: Hamaney Operasyonunun Perde Arkası Netleşti

ABD ve İsrail istihbaratının, İran lideri Ali Hamaney ve üst düzey komuta kademesini hedef alan operasyon öncesinde aylarca süren yakın takibi ve saldırı saatinin neden sabah olarak değiştirildiğine dair kritik detaylar gün yüzüne çıktı.

ANKARA — İran ile İsrail ve ABD arasında tırmanan gerilimin ardından, İran lideri Ali Hamaney’in ve üst düzey devlet erkanının hedef alındığı saldırının istihbarat hazırlıklarına dair yeni ve çarpıcı bilgiler ortaya çıktı. Operasyonun başarısında, aylara yayılan teknik takibin yanı sıra, Tahran’daki liderlik yerleşkesinde gerçekleşen nadir bir toplantının belirleyici olduğu öğrenildi.

Konuya yakın kaynaklardan ve uluslararası basına yansıyan raporlardan edinilen bilgilere göre, Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ve İsrail istihbarat servisleri, operasyon düğmesine basılmadan aylar önce Tahran’daki karar alma mekanizmalarını mercek altına aldı. İstihbarat birimlerinin yalnızca Hamaney’i değil, İran’ın siyasi ve askeri elitini de adım adım izlediği, günlük rutinlerini, iletişim kanallarını ve acil durum tahliye planlarını haritalandırdığı belirtiliyor.

Saldırı Saati Neden Değiştirildi?

Operasyonun en dikkat çekici ayrıntılarından biri, saldırı zamanlamasındaki stratejik değişiklik oldu. İstihbarat analizlerine göre, İran lideri Hamaney’in güvenlik protokolleri özellikle gece saatlerinde en üst seviyeye çıkarılıyordu. Ancak yapılan takipler, Hamaney’in gündüz saatlerinde kendisini daha güvende hissettiğini ve koruma kalkanının bu zaman diliminde nispeten esnetildiğini ortaya koydu.

Bu güvenlik zafiyetini tespit eden istihbarat birimleri, normal şartlarda gece yarısı düzenlenmesi planlanan operasyonun saatini değiştirerek sabah saatlerine kaydırdı. Bu taktiksel değişiklik, savunma sistemlerinin ve kişisel koruma önlemlerinin hazırlıksız yakalanmasını hedefledi.

"Altın Fırsat" Olarak Görülen Toplantı

Operasyon kararının kesinleşmesinde, Tahran’daki liderlik ofisi, Cumhurbaşkanlığı ve ulusal güvenlik birimlerinin bulunduğu yerleşkedeki hareketlilik etkili oldu. İstihbarat raporlarına göre, İranlı üst düzey yetkililer güvenlik endişeleri nedeniyle nadiren aynı anda aynı yerleşkede bulunuyordu.

Ancak Cumartesi sabahı, üst düzey isimlerin söz konusu yerleşkede farklı noktalarda eş zamanlı toplantılar planladığının tespit edilmesi, ABD ve İsrail istihbaratı tarafından kaçırılmayacak bir "fırsat" olarak değerlendirildi. Bu istihbarat üzerine operasyon için son onay verildi.

Mar-a-Lago Zirvesi ve Hazırlık Süreci

Güvenlik kaynakları, operasyonun siyasi ve askeri hazırlık sürecinin 2025 yılının sonlarında hız kazandığına işaret ediyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Aralık 2025’te ABD Başkanı Donald Trump’ı Florida’daki Mar-a-Lago malikanesinde ziyaret ettiği görüşme, sürecin dönüm noktalarından biri olarak görülüyor.

Söz konusu görüşmede Netanyahu'nun, İran’ın balistik füze programındaki ilerlemeler ve nükleer kapasitesini yeniden canlandırma girişimlerine dair hassas istihbarat dosyalarını Trump ile paylaştığı, Trump'ın da İsrail’in askeri hamlelerine destek taahhüdünde bulunduğu belirtiliyor.

Ne Olmuştu?

İsrail ve ABD, Washington ile Tahran arasında diplomatik müzakerelerin sürdüğü bir dönemde, 28 Şubat tarihinde İran’a yönelik kapsamlı bir askeri harekat başlatmıştı. Saldırılarda İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ve çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetmişti. İran Kızılayı, bombardımanlar sonucunda 200'den fazla kişinin öldüğünü, yüzlerce kişinin de yaralandığını duyurmuştu. Tahran yönetimi ise bu saldırılara, bölgedeki ABD üsleri ve İsrail hedeflerini vurarak karşılık vermişti.