SETA Araştırmacısı ve Azerbaycan Hazar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Gloria Shkurti Özdemir, modern savaş doktrinlerinde köklü bir değişim yaşandığına dikkat çekerek, veri merkezlerinin artık jeopolitik rekabetin ötesine geçip sıcak çatışmaların öncelikli hedefi haline geldiğini vurguladı.
Dijitalleşen dünyada devletlerin güvenlik stratejileri, siber uzaydan fiziksel altyapılara doğru genişleyen yeni bir tehdit algısıyla şekilleniyor. SETA araştırmacısı ve Azerbaycan Hazar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Gloria Shkurti Özdemir, veri altyapılarının güvenliği konusundaki değerlendirmelerinde, savaşın doğasının değiştiğine ve bu değişimin merkezinde veri depolama tesislerinin yer aldığına işaret etti.
Dr. Özdemir, veri altyapısının geçmişte sadece devletler arasında bir istihbarat veya diplomatik güç unsuru olarak görüldüğünü, ancak bugün gelinen noktada durumun çok daha kritik bir boyuta taşındığını belirtti. Özdemir, "Veri altyapısı jeopolitik rekabetin bir aracı olmaktan çıkarak doğrudan savaş alanının bileşeni haline gelmiştir" ifadelerini kullandı.
Dijital Egemenlik ve Fiziksel Güvenlik
Sadece siber saldırıların değil, veri merkezlerine yönelik fiziksel tehditlerin de arttığına dikkat çeken Özdemir, modern orduların ve devlet mekanizmalarının işleyişinin büyük ölçüde bu merkezlere bağlı olduğunu hatırlattı. Veri merkezlerinin, fiber optik kabloların ve bulut bilişim altyapılarının korunması, artık sınır güvenliği kadar hayati bir önem taşıyor.
Özdemir'in analizine göre, devletler verinin sadece korunmasını değil, aynı zamanda kendi toprakları içerisinde, kendi denetimlerinde tutulmasını (veri egemenliği) da bir ulusal güvenlik meselesi olarak ele alıyor. Çatışma bölgelerinde iletişim altyapılarının ve sunucu çiftliklerinin hedef alınması, karşı tarafın komuta kontrol yeteneğini körleştirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Kritik Altyapıların Hedef Olma Riski
Dr. Özdemir, teknolojinin savaş sahasına entegrasyonunun artmasıyla birlikte, veri merkezlerinin askeri operasyonların sürdürülebilirliği için vazgeçilmez hale geldiğini vurguladı. Bu durum, söz konusu tesisleri düşman unsurlar için cazip birer hedef haline getiriyor.
Analizde öne çıkan bir diğer nokta ise, sivil ve askeri verilerin iç içe geçtiği günümüz dünyasında, bu merkezlere yapılacak saldırıların toplumsal yaşamı da felç etme potansiyeli taşıması. Bankacılık sistemlerinden sağlık hizmetlerine, enerji dağıtımından acil durum müdahalelerine kadar pek çok kritik süreç bu veri merkezleri üzerinden yönetiliyor.
Dr. Gloria Shkurti Özdemir'in uyarıları, devletlerin savunma bütçelerinde ve stratejik planlamalarında, sadece konvansiyonel silahlara değil, veri merkezlerinin fiziksel ve siber koruma kalkanlarına da öncelik vermesi gerektiğini ortaya koyuyor.