Eski Sırp komutan Ratko Mladic’in cezaevinde hayatını kaybetmesinin ardından açıklamalarda bulunan Srebrenitsa soykırımı tanıkları, bir savaş suçlusunun ölümünün yaşanan acıları dindirmediğini ve tarihi gerçeklerin asla unutulmaması gerektiğini vurguladı.
Bosna Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa'da, Temmuz 1995'te gerçekleştirilen ve en az 8 bin 372 Boşnak sivilin katledildiği soykırımın tanıkları ile kurban yakınları, "Bosna Kasabı" lakaplı savaş suçlusu Ratko Mladic'in cezaevindeki ölümüne ilişkin açıklamalarda bulundu. Soykırımdan kurtulanlar, Mladic’in müebbet hapis cezası almış bir hükümlü olarak parmaklıklar ardında ölmesinin adaletin tecelli etmesi açısından önemli olduğunu ancak kayıpların acısını hafifletmediğini belirtti.
Tanıklar, savaş suçlusunun ölümünün ardından yaptıkları değerlendirmelerde, Srebrenitsa'da yaşanan vahşetin dünya kamuoyu tarafından asla unutulmaması gerektiğinin altını çizdi.
"Hak Ettiği Cezayı Çekerken Öldü"
Katliamda yakınlarını kaybeden kurban yakınları, Mladic’in hayatta olduğu sürece işlediği günahlarla yüzleştiğini ifade etti. Srebrenitsa anneleri ve soykırım tanıkları, eski Sırp komutanın serbest kalamadan, bir savaş suçlusu olarak hücrede can vermesinin kendileri için tek teselli kaynağı olduğunu dile getirdi.
Soykırımın canlı tanıkları, Mladic'in ölümünün fiziki bir son olduğunu ancak onun liderliğinde yürütülen sistematik katliamların ve etnik temizlik politikasının bıraktığı derin izlerin Bosna Hersek toplumunda varlığını sürdürdüğünü vurguladı.
Hafızanın Korunması Mücadelesi
Bosna'daki savaş döneminde Birleşmiş Milletler (BM) askerlerinin gözetimindeki güvenli bölge Srebrenitsa'da yaşananlar, modern tarihin en karanlık sayfalarından biri olarak kabul ediliyor. Uluslararası Adalet Divanı tarafından da "soykırım" olarak tescillenen katliamın tanıkları, bugün en büyük görevlerinin hafızayı diri tutmak olduğunu belirtiyor.
Kurban yakınları, Mladic ve onun ideolojisini savunanların gerçekleştirdiği yıkımın unutturulmaması için eğitim ve anma faaliyetlerine kararlılıkla devam edeceklerini ifade etti. Savaş suçlusunun ölümünün tarihi gerçekleri değiştiremeyeceğini belirten tanıklar, adaletin tam anlamıyla sağlanması için soykırım inkarcılığına karşı mücadelenin sürmesi çağrısında bulundu.