5 Mart 2026 Perşembe
Haber

Suça Sürüklenen Çocuklar: Fail mi, Kurban mı? Hazar Derneği'nden Çarpıcı Rapor

İstanbul Hazar Derneği tarafından düzenlenen çalıştayda, çocuk suçluluğunun perde arkasındaki toplumsal nedenler masaya yatırıldı. Hazar Derneği Başkanı Ayla Kerimoğlu, suça sürüklenen çocukların sadece birer fail değil, aynı zamanda ihmal edilmiş bir sistemin kurbanı olduklarına dikkat çekti.

Paylaş:
Suça Sürüklenen Çocuklar: Fail mi, Kurban mı? Hazar Derneği'nden Çarpıcı Rapor

İstanbul Hazar Derneği tarafından düzenlenen çalıştayda, çocuk suçluluğunun perde arkasındaki toplumsal nedenler masaya yatırıldı. Hazar Derneği Başkanı Ayla Kerimoğlu, suça sürüklenen çocukların sadece birer fail değil, aynı zamanda ihmal edilmiş bir sistemin kurbanı olduklarına dikkat çekti.

İstanbul Hazar Derneği, son dönemde artış gösteren çocuk suçluluğu oranlarına dikkat çekmek ve çözüm önerileri geliştirmek amacıyla “Suça Sürüklenen Çocuklar: Fail mi, Kurban mı?” başlıklı kapsamlı bir çalıştay düzenledi. Alanında uzman isimlerin katıldığı toplantıda, çocukları suça iten psikolojik, sosyolojik ve ekonomik etkenler derinlemesine incelendi.

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Hazar Derneği Başkanı Ayla Kerimoğlu, çocuk suçluluğu kavramının yanlış ele alındığını belirterek, mevcut yargılama ve rehabilitasyon süreçlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

"Çocuklar Suçlu Doğmaz, Suça İtilir"

Kerimoğlu, yaptığı değerlendirmede çocukların suça karışma süreçlerinin genellikle aile içi ihmal ve toplumsal dışlanma ile başladığını ifade etti. "Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Onları suça iten koşullar, denetimsiz çevre ve parçalanmış aile yapısıdır" diyen Kerimoğlu, şunları kaydetti:

"Bugün adliye koridorlarında gördüğümüz çocuklar, aslında toplumun ihmal ettiği yaralardır. Yaptığımız saha çalışmaları ve çalıştay verileri gösteriyor ki, suça sürüklenen çocukların büyük bir kısmı eğitim hayatından erken kopmuş, aile içi şiddete maruz kalmış veya madde bağımlılığı riski altında olan bireylerden oluşuyor. Bu çocukları sadece 'fail' olarak damgalamak, sorunu çözmek yerine daha da derinleştiriyor. Onlar aynı zamanda birer kurban."

Eğitimden Kopuş ve Akran Zorbalığı En Büyük Tetikleyici

Çalıştayda sunulan verilere göre, örgün eğitimden kopan çocukların suça karışma riski, okula devam eden akranlarına göre çok daha yüksek. Uzmanlar, okul devamsızlığının sadece akademik bir sorun olmadığını, aynı zamanda çocuğun sokakla ve potansiyel suç odaklarıyla tanışma sürecini başlatan kritik bir eşik olduğunu vurguladı.

Ayrıca dijitalleşme ile birlikte artan siber zorbalık ve sosyal medya üzerinden kurulan denetimsiz arkadaşlıkların da çocukları yasa dışı eylemlere yönlendirdiği belirtildi. Kerimoğlu, "Teknoloji bağımlılığı ve sanal dünyadaki kontrolsüz etkileşimler, çocukları savunmasız hale getiriyor. Ailelerin bu konuda bilinçlendirilmesi şart" uyarısında bulundu.

Çözüm: Cezalandırma Değil, Rehabilitasyon

Hazar Derneği'nin raporunda, mevcut infaz sisteminin çocukları topluma kazandırmakta yetersiz kaldığına dikkat çekildi. Çocuk ceza infaz kurumlarının ıslah edici yönünün güçlendirilmesi gerektiği belirtilen raporda, şu çözüm önerileri sıralandı:

  • Önleyici Müdahale: Risk altındaki çocukların suça karışmadan önce tespit edilmesi ve ailelere sosyal destek sağlanması.
  • Eğitimde Süreklilik: Okul terkinin önlenmesi için rehberlik servislerinin daha aktif rol alması.
  • Onarıcı Adalet: Çocuğun işlediği suçun sorumluluğunu almasını sağlarken, onu toplumdan koparmayan onarıcı adalet mekanizmalarının işletilmesi.
  • Mesleki Eğitim: Suça sürüklenen çocukların tahliye sonrası yeniden suç işlememesi için meslek edindirme kurslarına yönlendirilmesi.

Kerimoğlu, çalıştayın sonuç bildirgesinin ilgili bakanlıklar ve kamuoyu ile paylaşılacağını belirterek, "Çocukları kazanmak, geleceği kazanmaktır. Bu sadece devletin değil, tüm sivil toplumun ortak sorumluluğudur" dedi.